Birbirine denk düşen zevklerin, duyguların ve bilginin ahenkli birlikteliğine sahip, hırsın veya menfaatin yiyip bitirmediği, ruhu ile kalbi kendisininkilerle uyum içinde olan, saray şatafatındansa bir ağacın gölgesini tercih eden bir dost bulan kişi ne mutludur! Ne mutlu dostu olana!
İnsanın asla tatmin olmayan ve ebedî arzusu, gücünü ve yetilerini daima artırmak, olmadığı yerde olmak, geçmişi hatırlayıp gelecekte yaşamak değil midir?
Bana alaka duyan ve beni çoktan unutup giden insanların çetelesini tutmaya hafızam yetmez. Birkaç ahbabım, birçok sevgilim, bir yığın bağlantı, birçok tanıdık kimse vardı. Şimdiyse bütün bu insanlar için sanki hiç yaşamamış gibiyim, ismimi bile unuttular.