Ağlıyordum.Neden, bilmiyorum. Kırmızı av şapkamı giydim, hoşuma gittiği biçimde siperini arkaya çevirdim ve avazım çıktığı kadar, “Uyuyun bakalım, geri zekâlılar!” diye bağırdım.
“Ne arıyorsun?” diye sorduğunda aklıma gelen ilk cevap, “Hâlâ aramaya devam ediyorum,” olmuştu.Beni olduğum gibi kabul edecek huzurlu “bir yer” arıyorum.