Selam yıldızlarım! Bugün en az kapağı kadar hikayesi de sıcaklıkla dolu olan “Yaz Gecesi” kitabıyla geldim. Kapağı, karakter kartları, hikayesi… Kitaptaki aşkla aşk yaşadım desem az kalır.
Kitap beklediğimden de güzel başladı. Asla böyle bir başlangıç, geçmiş temeli beklemiyordum. Efran’ı ve geçmişinden sahneleri okuduğum her an içimden o kadar çok parça koptu ki anlatamam. Onu fazlasıyla anlamanıza yetecek birçok sahne var. Kendisiyle olan tereddütlerine, bariz olan o ‘ihtiyatlı’ hallerine belki de hak vereceksiniz. Sadece tek bir sahne var ona fazlaca öfkeleneceğiniz, onu evire çevire dövmek isteyeceğiniz. Yani o sahnede kendimi nasıl sakin tutup okumaya devam edebildim hiç bilmiyorum. Havin’e o kadar çok şey söylemek istiyorum ki… Hareketleri, netliği, kendinden emin oluşu, kabullenişi ve daha sayamadığım her şeyi beni mest etti. Güçlü, kendinden ve duygularından emin olan karakterlerin hastasıyım. Havin o dozu size bolca verecek inanın. Ayrıca kendisi çok merhametli Neden bunu dediğimi okuyunca anlayacak ve benim gibi ağlayacaksınız eminim. Dayanamıyorsunuz çünkü. Hele bir de Efran dizlerinin üzerine o farkındalıkla çöküyor ya, işte siz de o an muslukları açıveriyorsunuz. Yaptığı hem çok zor hem de çok merhamet gerektiren bir şey… Kemal amca aşk adam ya! En büyük shipper diyebilirim onun için Her ikisinin de yanında olup yine de tarafını açıkça belli etmesi çook tatlıydı! Karan ve Orkun’da değinmek istediğim ilk şey ‘biliyordum’ olabilir. Her sahnede adım kadar emin olduğum bir durum vardı ve ortaya çıktığında kitaba gülmekle ağlamak arasında bakmış olabilirim. Çünkü asıl olay ortaya çıkıp gerçeklerin ortaya dökülmesi gerekiyordu. İki durumu da kolayca anlayacaksınız elbet ama bence en beklenmeyeni Kemal amcanın geçmiş itirafıydı. Bu ‘harbi şok’ dediğim bir