Yaşam tecrübelerimiz karakterimizi şekillendiriyor. Kimimiz inatçı, kimimiz itaatkâr olurken, bazımız olaylar karşısında daha cevval, bir kısmımız ürkek oluyoruz. Kitap, biriktirdiği tecrübeler neticesinde yaşama dokunmaya korkan bir kadını ele alıyor. Karşılık görememe korkusuyla hislerini, anlaşılamama korkusuyla sözlerini gizleyen; sevilmeme korkusuyla sevmeyi reddeden, kazanamayacağı zaferlerin korkusuyla tüm seferlerden vazgeçen ve bu yüzden hayatı ıskalayan bir kadının, günün sonunda "Eğer kullanmayacaksan göğüs kafesinin içinde o yürek neden var?" diye sorgulayışını işliyor.
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,4bin okunma
Bir hayatım daha olsa dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok.
"Bir sırrı ifşa etmek tuhaf bir şeydi. Sır, kopmaz, görünmez bir bağ gibi geriliyordu paylaştığınız kişiyle aranızda. Bundan böyle sırdaşınızı sevmeye mecbur, ondan korkmaya mahkûm oluyordunuz."