Bu sebeple peygamberlerin ve evliyaların ölümden korkuları çok büyük olmuştur. Öyle ki, İsâ (a.s) ashabına şöyle demiştir:
Ey havâriler! Allah'a dua edin de şu ölüm sancılarını bana hafif- letsin. Ben ölümden öyle korktum ki, korkum beni ölümden ölüme sürükledi
Ey kendine gerekeni bilmeyen! Tek kaygın nefsinin arzularını yerine getirmek ve para biriktirmek Organların oyun ve eğlence peşinde birisi sana ahireti ve ölümü hatırlattığı zaman ona tadımı kaçırdın diyorsun ve başını bir oraya, bir buraya çeviriyorsun sana ölüm habercisi geldi saçına ak düştü ama sen ak saçlarını ya kopanyorsun ya da siyaha boyuyorsun peki ecelin gelip çattığında ne yapacaksın ölüm meleği yardımcılarıyla başına dikilince onu nasıl geri çevireceksin Rızkın bitip hayatın sona erince hangi çareye başvuracaksın şu hevesini bırak artık dünya amel üzerine kuruludur dünyada çalışırsan ücretini alırsın çalışmazsan hiçbir şey alamazsın dünya çalışma ve sıkıntılara sabretme yurdudur dünya yorgunluk ahiret ise dinlenme yurdudur İnançlı kimse dünyada kendini yorar ama bu yorgunluğun sonu rahata ermektir