Ingiliz oryantalis Bodley şöyle naklediyor: "Bu adamlar, reislerinin, içinde ellerini y kadığı bir çanak suyu almak için birbirleriyle dövüşüyorlar, o suyu içiyorlar, onu yaraları sararken ve yıkarken kullanıyorlar. Onlar na zarında Muhammed'in vücuduna dokunan her şey, mukaddes te lakki ediliyor. Bir insana karşı böyle muamele edilmesi, Kureyşli ler için yeni bir şeydi. Ve onların üzerinde derin bir tesir bıraktı."
Naklettiğimiz tüm bu hadiseler, sahabilerin İslam dinine, sami-mi bir şekilde inandıklarını göstermektedir
Her gerçek bilgi, aslında, hareketin meyvesi olan bir inançtır. Bu inanç, insanda daha yüksek bir hareketin doğmasına yol açar. Her gerçek bilgi, yani her inanç, basit bir taklit olmadığı için ferdi yeni bir harekete hazırlar.
Dayandıkları ve faydalandıkları tek nokta da, Müslüman geçinen içi geçmişlerin, küfürden gelen senetlere itibar açacak kadar gaflette olması ve nihayet, dön, dolaş, davaya etrafındaki kadrosu zaafı.
- Ey nefs, keyfince din kurmak ihtirasından bütün dünya iştihalarına kadar, ejderha ağzını açmış doymak bilmeyen sen, bir an samimî olmaya çalış ve söyle: Dünyanın bütüninanış sekillerini senin hükmüne bağlasalar ve seni Nemrud ile Firaun'u köle dive kullanacağın bir makama yükseltseler doyar mıydın? Hayır. değil mi?.. Onun da üstündekini isterdin!