Muharrem Can ARICAN

Muharrem Can ARICAN
@CanArcan
Ameliyat masasına kendimi yatırdım. Kitapla,kalemle,sözle,düşünceyle kendimi ameliyat etmeye başladım. Masadan kalktığımda nasıl birisi olacağımı merak ediyorum.. TİMŞEL..
Özel Eğitim Öğretmeni
Lisans
Konya
Konya
128 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Muharrem Can ARICAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.··
4 günde okudu
·
2023 52. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.5/10 · 20,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Muharrem Can ARICAN

, bir kitap okudu
9/10
·200 syf.··
5 günde okudu
·
2023 51. kitabı
Abdullah Galib Bergusi
9.4/10 · 6,3bin okunma
Görünmezi Görünür Kılan Şey
Puan vermedi·204 syf.··
2023 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2023 13:51
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza İtalyan yazar Italo Calvino’nun “Görünmez Kentler” kitabı ile geldim. Yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Bu kitabı çok sevdiğim bir arkadaşım kütüphanesinden hediye etmişti. İlk o zamanlar okudum. Yaklaşık 5-6 sene oldu. İkinci okumamın ardından sizlere kitabın yorumunu paylaşmaya karar verdim. Kitap, Marco Polo’nun, Tatar Hanı Kubilay Han’a gezip gördüğü kentleri anlatması ile oluşmuş bir anlatı kitabı. Marco Polo’nun anlattığı bu kentler bir özelliği var. Bu kentlerin hepsi hayali. Yani Marco Polo daha önce gezip gördüğü yerlerden esinlenmiş olabilir yada hayal aleminde kurgulamışsa olabilir. Ama kitapta bu kentlerin Venedik şehirlerinden izler taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca Marco Polo bu kentlerin herbirine kadın isimleri veriyor. Kentlerin bazıları sanki cennetten bir yer gibi güzel,manzaralı,bereketli. Hemen gidip görmek istiyoruz. Bazıları ise sanki cehennemden bir yer gibi kötü, kasvetli, ürkütücü. Bazı kadınlar yeryüzünün cenneti bazı kadınlarsa yeryüzünün cehennemi mi ? Acaba diye bir soru aklıma düşmedi değil Kitapta bana ilginç gelen şeylerden biri de Marco Polo ve Kubilay Han’ın aynı dili konuşmadan nesnelerde iletişim kurmalarıydı. Demek ki neymiş konuşabilmek için aynı dili bilmeye gerek yokmuş. Aynı dili konuştuğumuzda anlaşamadığımız çok insan olduğu gibi. Aynı derde,ilgiye,alakaya ortak olmak yetermiş. Detayların,tasvirlerin bol bol olduğu bu kitabı,ben sakin kafayla kitap okurum ve iyi bir okuma alt yapım olduğunu düşünüyorum diyen herkese öneriyorum. Çünkü alışılmışın dışında kafası çalışan bir yazarın, alışılmışın dışında bir kitabı. Herkese iyi okumalar..
Görünmez KentlerItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20263,225 okunma
Kuş ölür sen uçuşu hatırla
9/10
·96 syf.··
2023 45. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2023 08:56
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza, ilk okumamı üniversite hayatımın sonlarına doğru yaptığım ve son okumamı ise öğretmenlik hayatımın başında yaptığım Amerikalı yazar Rıchard Bach tarafından yazılan “Martı Jonathan Livingston “ ile geldim. Martı çocuklar için yazılmış bir öykü kitabı gibi görünsede biz yetişkinliklerin çıkaracağı çok şey var. Kitap, 147 sayfadan oluşuyor ve neredeyse yarısı siyah beyaz çizilmiş martı fotoğraflarından oluşuyor. Bu yüzden benim okumakta en çok keyif aldığım kitaplardan biri. Huşu içinde kitabı okurken siyah beyaz fotoğraflardan hayatın anlamını aramak bana çok büyük haz veriyor. Yada siyah beyaz fotoğraflarda hayatımızı renklendirecek şeyleri aramakta diyebiliriz. Kitapta, tek gayeleri karınlarını doyurmak olan martılardan farklı bir martı olan Jon için mesele sadece uçmaktı. Uçmayı farklı bir tutkuyla seviyordu.Yani diğer martılardan farklıydı ve öğrenmek istiyordu. Uçuş ile ilgili ne varsa. Kendi kendine uçuş denemelerinde içinden bir ses bazen “sen martısın kısa kanatların var. Sınırların belli. “ gibi şeyler söylesede Jon, hata yapmaktan korkmuyordu. Sürekli yeni şeyler deniyor sürekli uçuşunu geliştirmeye çalışıyor hızını arttırıyordu. Jon bunları başardığında özgür olacağını düşünüyordu. Yani şartlar ne olursa olsun kalıplarının dışına çıktığında bu onu özgür yapacaktı. Çünkü şu an özgür değildi. Belirli kalıplarda yaşayan bir martıydı. Farklı düşünen, yenilikçi olan herkesin her şeyin başına geleceği gibi Jon da diğer martılar tarafından dışlanmış,konuşma yasağı konmuştu. Daha sonra Jon kendi gibi olan martılar ile tanıştığında hayallerinin ne kadar da mümkün olduğunu, önemli olanın inancını kaybetmemek olduğunu ve hangi şartlarda olursa olsun hayalleri için imkanın her zaman olduğunu öğrenmişti. Böylelikle Jon bir
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Dostluğumuz zaman ve mekanla sınırlıysa,zaman ve mekanı açtığımız an, kardeşliğimizin bitmesi gerekir. Zaman ve mekan kavramını aştığımıza göre istediğimiz an görüşebileceğimizi hiç düşünmüyor musun ?
Sayfa 76·Kitabı okudu