Muharrem Can ARICAN

Muharrem Can ARICAN
@CanArcan
Ameliyat masasına kendimi yatırdım. Kitapla,kalemle,sözle,düşünceyle kendimi ameliyat etmeye başladım. Masadan kalktığımda nasıl birisi olacağımı merak ediyorum.. TİMŞEL..
Özel Eğitim Öğretmeni
Lisans
Konya
Konya
128 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
6/10
·224 syf.··
2023 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 10:00
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Agatha Cristie’den “On Kişiydiler” kitabı ile geldim. Kitabı okumadan önce hem sosyal medyada hem de kitap satış sayfalarında çokça karşıma çıkan bir kitaptı. Benim de okumamda bu faktörler çok fazla etkili oldu. Ne zaman herkesin elinde olan bir kitap okuduğumda kitap beklentimin altında kalması artık su götürmez bir gerçek oldu. Ya beklentimi düşük tutacağım yani herkes okuyor diye güzel olmasını beklemeyeceğim ya da herkesin okuduğu kitabı okumayacağım. Konusuna gelecek olursak bir gün on kişiye Mr Owen adında birisinden bütün masraflarının tarafınca karşılanacağı söylenip bir adaya tatile çağrılması ile başlıyor. Bu on kişi zamanında birilerinin ölümüne sebep olmuş ama bir şekilde kanunları yanıltarak adaletin tecelli etmesinin önüne geçmişlerdir. Mr Owen da kurduğu planla bu on kişiyi bir tekerlemeye atıfta bulunarak öldürmeye başlar ve bu on kişiden biri Mr Owen’dır. Böylece diğer kişiler katili bulmaya ve aynı zamanda hayatta kalmaya çabalarlar. Kitap akıcı aşırı. Gerçekten okuma sorunu yaşıyorsun okunacak türden. Ama bana çok hitap etmedi. Nedeni polisiye sevmemem değil ama kitabın dili aşırı sade geldi. Bu beni rahatsız etti. Edebiyatta yoksun kitapları zaten çok sevemem. Bir diğer neden ise kendimce çok fazla mantık hatası buldum. Mesela sürekli birileri ölürken bir karakterin sürekli örgü örmeye devam etmesi sonra kurbanlar tek tek ölürken hala yemekte ne yiyeceğiz muhabbetleri bana çok iğreti geldi. Ayrıca bir masanın etrafından kurbanların kendilerinin katil olmadığını kanıtlamaya çalışmaları ve katili tahminde bulunmaları bana ‘vampir köylü’ oyununu anımsattı. Herkes bu oyunu bilir Son olarak ise yazarın hiçbir ipucu vermeyip bizi katili buldurmaya yönlendirmesi -ki açık bir şekilde öyle istemese de kitabın
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Muharrem Can ARICAN

, bir kitap okudu
8/10
·238 syf.··
6 günde okudu
·
2023 42. kitabı
İhsan Oktay Anar
8.5/10 · 67,8bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 38. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2023 12:11
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Knut Hamsun’un “Açlık” kitabı ile geldim. Kitapta, adını sadece birkaç yerde anca duyduğumuz bir adamın bir şeyler yazmaya çalışırken mücadele ettiği zorlukları okuyoruz. Hangi zorluk olduğunu tahmin etmek çokta zor olmasa gerek. Açlık. Tamamiyle yoksulluk içinde bir şeyler yazmaya, yazılarını editörlere beğendirmeye çalışıyor. O kadar yoksul ki kullandığı çeşitli eşyaları satmak zorunda kalıyor. Hatta satacak bir şeyi kalmayınca gömleğinin düğmelerini satmaya bile kalkıyor. Yoksul olduğu kadar da yardımsever. Kendinden daha kötü durumda olanlara yardım etmek istiyor. Cebindeki üç kuruşu bölüşüyor. Aynı zamanda o kadar da gururlu ve dürüst bir adam. Sokaklarda yatsada günlerce bir şey yemeyip yerdeki odun parçalarını kemirse de ne kimseden borç istiyor ne de gidip bir hırsızlık yapıyor. Tek derdi bir şeyler yazıp parasını kazanmak. Bazen yazdıkları beğeniliyor para kazanıyor ama bu paralar adamı çok uzun süre yoksulluktan kurtarmıyor. Ayrıca artık bünyesi o kadar açlığa adapte oluyor ki midesine çok fazla yiyecek girdiğinde hemen kusuyor. Bu kitap aynı zamanda yer yer otobiyografik bir kitap olduğunu yazarın hayatından izler taşıdığını da görüyoruz. Kitabı okurken Jack London’dan “Martin Eden” kitabını bana anımsatmadı değil. Martin de yazar olmak için çeşitlik acılar,sefaletler çekiyordu. Kitapta açlığı,sefaleti,yoksulluğu dibine kadar hissediyoruz. Yazar karakterlerin ve olayın az olduğu bu kitapta istediğini bizlere aktarıyor. Yani bizim bu sefaleti,açlığı hissetmemizi istiyor ve bunu da sonuna kadar hissediyoruz. Tabi sadece duygu değil verilen mesaj. Her koşulda onurumuzu,kendimize olan saygıyı koruyabileceğimizi, önemli olan dış görünüşümüzdeki fakirlik değil de kalbimizin fakir ve sefil olmaması gerektiğini bu
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma