Muharrem Can ARICAN

Muharrem Can ARICAN
@CanArcan
Ameliyat masasına kendimi yatırdım. Kitapla,kalemle,sözle,düşünceyle kendimi ameliyat etmeye başladım. Masadan kalktığımda nasıl birisi olacağımı merak ediyorum.. TİMŞEL..
Özel Eğitim Öğretmeni
Lisans
Konya
Konya
128 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı

Muharrem Can ARICAN

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.··
4 günde okudu
·
2025 16. kitabı
Elvan Kaya Aksarı
8.5/10 · 193 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yakın
Puan vermedi·384 syf.··
2025 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 10:24
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza tarihin ilk siyahi afroamerikan bilimkurgu yazarı Octavia E. Butler ve onun “Yakın” kitabı ile geldim. Kitapta, Dana adında kadın baş karakterin mide bulantısı ve baş dönmesiyle birlikte bir an da 1817 yılının iç savaş öncesi atalarının yaşadığı yerler de olan Güney Amerika’ya gitmesiyle başlıyor. Yani hala siyahilerin köle olarak kullanıldığı parayla alındığı ve satıldığı zamana. Dana’nın da siyahi olmasıyla birlikte 1817 yılında başından geçenleri -ki köleliğin olduğu bir zamanda tahmin etmemiz çok zor olmasa gerek- bir bilimkurgu kitabından beklenmeyecek bir edebi üslupla okuyoruz. Klasik bilimkurgu kitaplarındaki akıcı, kolay okunan bir dilden ziyade ara ara üzerinde durup düşüneceğimiz, bizi sorgulatan, iç muhasebe yaptıran cümleleri görmemiz işten bile değil. Kitabın bu özelliği gerçekten benim hoşuma gitti. Yani bilimkurgu kitabı diye anlam yüklü cümleler, sorgulatan cümleler olmayacak demek değil. Kitabın konusunun siyahilere yapılan işkenceler, kölelik ve hiyerarşik düzene olan başkaldırı olunca yazarımızın da anlam yüklü cümleler kurması biraz daha kolaylaşmış denebilir. Kitabın bana göre diğer tartışılacak bir yönü de bu kitabın bilimkurgu çerçevesinde değerlendirileceği. Yani ana karakter Dana’nın kitabın başında 1817’lere gitmesinden başka hiçbir bilimkurgu vari bir olay,teknoloji yada başka bir şey görmüyoruz. Bu çok önemli bir şey mi ? Bence değil. Sadece bilimkurgu kurtları için biraz hayal kırıklığı olabilir. Sadece şöyle bir eleştiri yapabilirim. Azıcık bilimkurgu serpiştirilmiş olan olayda (Dana’nın geçmişe gitmesi)biraz daha haya gücümüzü zorlayan yada bizi şaşırtan bir bilimkurgu ürünü ortaya konabilirdi. Bütün bunların üzerine okunacak, üzerine düşünülecek ve üzerine konuşulacak bir kitap olduğunu
YakınOctavia E. Butler · İthaki Yayınları · 2023492 okunma
Günübirlik Hayatlar
Puan vermedi·208 syf.··
2025 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 10:12
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün karşınıza Nietzsche Ağladığında’nın yazarı Irvin D. Yalom ve onun “Günübirlik Hayatlar” kitabı ile geldim. Nietzsche Ağladığında kitabını okuduğumda kitap hem kurgusu olsun hem dili hem de gerçek psikoloji unsurlarını içinde barındırmasından dolayı beni çok etkilemişti. Çok beğenmiştim. Bundan dolayı Irvin D. Yalom’un bir kitabını daha okuyacağım kesinleşmişti. “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici; hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, Her şeyin seni unutacağı günler yakın.” — Marcus Aurelius Yalom da tam bu söz üzerine duruyor 10 kısa psikoterapi öyküsünde. Yani kısaca ÖLÜM. Hastalarının ölüm korkusu, ölüme göstermiş olduğu tepkiler ve ölümün getirmiş olduğu yada getireceği birtakım sonuçların etkisi üzerine gerçeklik ve kurgunun birleştiği 10 güzel hikaye. Okuyucuyu dinlendiren bir dil ve sonunu merak etmekten ziyade süreci merak ettiğiniz herkesin kendi hayatında bir şeyler bulacağı manidar hikayeler. Ham maddenin insan olduğu, insanı anlatan insanla hem hal olan kitapları seviyorum. Psikolojinin başlı başına kocaman bir alan olması ve insan davranışlarını incelemesi de psikoloji üzerine yazılan kitapları okumamı sağlıyor. Bu kitaba gelecek olursak keskinlikte ilk başta Nietzsche Ağladığında kitabını okuyun derim. Yani yazarımızı Nietzsche Ağladığında ile tanıyın daha sonra yazara ve diline alıştık sonra bu kitaplarını okuyabilirsiniz ama okuyun. Herkese keyifli okumalar diliyorum..
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma