Evrende Sonbaharın olmadığı yerler bulunduğunu, dünyanın tersine dönmediğini ve Cennetin hâlâ var olduğunu söylerdi. Burada, insanlık aptal ve sıkı mantık kuralları yerine yürek ve sezgiyle yönetilir. İnsanlar bildikleri şeyleri ilan ederek, gereksiz gevezelikten keyif almazlar, onun yerine hayal güçlerinin peşinde dikkate değer şeyler yaratırlar. Devlet günlük baskı uygulamalarını sona erdirip insanlara umut ve hayallerini gerçekleştirmede yardımcı olur. Ve insan, sadece sistemdeki bir dişli, sadece bir rol sahibi değil, özgür bir Yaratıktır. İşte aklımdan geçen ve yatarak dinlenmemi tamamen bir zevk haline getiren bu düşüncelerdi.
Bir Teorim vardı. Beyinciğin beyne doğrudan bağlanmaması çok kötü. Bu bizim programlanmamızdaki en kötü hata olabilir. Bu nedenle modelimizin artık değişmesi gerekiyor. Beyinciğimiz beynimize bağlı olsaydı, anatomimiz hakkında tüm bilgiye sahip olurduk, vücudumuzun içinde neler olup bittiği hakkında. Ah, derdik kendimize, kanımdaki potasyum seviyesi düşmüş. Üçüncü bel omurum baskı hissediyor. Tansiyonum bugün düşük, biraz dolaşmalıyım veya dünkü mayonez kolesterolümü çok yükseltti, o nedenle bugün ne yediğime dikkat etmeliyim.
“Peki, neydi şimdi bu? Hayattan bir sayfaydı, hepsi bu. Bundan daha kötü, hatta çok daha kötü sayfalar görmüşlüğüm vardır. Çeşitli zaman ve yerlerde dişisine kötü davranan “tek hayvanın insan olduğunu ve bunun, insanı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özellik olduğunu ileri sürmüşlüğüm vardır (dinleyicilerim bu iddiayı densizlik olarak görürdü). Hiçbir kurt, tek bir korkak çakal dahi asla böylesi bir suç işlememiştir. Evcilleşmesiyle birlikte yozlaşan köpeğin bile yapmayacağı bir şeydir bu. Köpek bu konudaki vahşi içgüdüsünü korurken insan yabani içgüdülerinin çoğunu yitirmiştir, en azından iyi içgüdülerin çoğunu.”
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu