"Zindan, hikaye kavramina yabanciydi, bir hikayenin ne oldugunu anlamazdi. Zindan duragan, ebedi, karanlikti, oysa hikayenin zamana ve isiga ihtiyaci vardi. Hikayesinin kayip giderek sessizce kendisinden uzaklastigini, onemini yitirdigini, tukendigini hissediyordu. Artik bir hikayesi yoktu."
...,on altı on yedimizdeyken Eleine ile Domain Rolland in Jean -Cristophe'una bayilirdik içinde biz iki pagan puriten Protestan a lazım olan her şey vardı belli belirsiz yani kabul edilir bir din vardı sanatçılara has bir hassasiyet vardı asil hayatın kuralları vardı ve en önemlisi delice hayran olduğumuz Jean -Cristophe denen budalanin müzik dehası vardı.........
Hiç okumayan,az okuyan ya da yalnızca supruntu okuyan bir insan engelli bir insandır:çok konuşabilir ama az şey söyler,çünkü söz dağarı kendini dile getirmeye yeterli değildir.
Yalnızca sozsel bir sinirlilik değildir bu.Ayni zamanda zihinde ve düş gücünde
bir sinirliligi da gösterir.Dusunce yoksulluğudur, çünkü içinde bulunduğumuz durumun gizlerini kavramamizi olanaklı kılan düşünceler ve kavramlar,sözcüklerden bağımsız bir biçimde var olamaz.....