Ona karşıda herhangi bir yer gösterildiğinde tam olarak oraya bakmayıp parmağı gören, ama parmağı yakalamayan köpeğin örneğini alalım: Ancak insan da böyle değil midir? İnsanın da başına gelen kaderin "işaret parmağını" anlamadığı, kaderiyle çatıştığı olmuyor mu? O da "parmağı yakalıyor..."
Mumu yakmadan kendini kanepeye attı, ellerini başının arkasına koyup yeni başlamış aşkının anlatılması zor duygularına daldı: Bu tür aşkları yaşayanlar onların anlatılması olanaksız acısını da, tadını da bilirler; bu duyguyu tatmamış olanlaraysa anlatmaya çalışmak boşunadır.
Sayfa 346 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu