XX. yüzyılın koyu Hıristiyan burjuvazisinin Hitler’de affedemediği şey, suçun suçun kendisi, insana karşı işlenen suç, insani değerlerin çiğnenmesi değil, beyaz adama karşı işlenen suçtur…
Belki de ruh sayısız duyguyu bir anda tattıktan sonra tatmin olmuyor, huzursuzlanıyor ve nihai bir bitkinliğe varıncaya dek, her defasında artan bir şiddetle yepyeni duygular tatmak istiyordur.
Vallahi Avrupa efendimizden korkar mı bilmem, fakat efendimiz eskiden
Moskof çarından korkuyordu, sonra elçisinden korkmaya başladı, şimdi tercümanından korkuyor. Zaten neden korkmuyor ki? Sahilden korkuyor, kalem sesinden ayak sesine kadar her gürültüden korkuyor; gazeteden, reçeteden
korkuyor, kendi karyolasindan korkuyor; kendi hafiyesinden
korkuyor, öperken çocuğundan, çocuk yaparken karısından
korkuyor... Korkacak kimse bulamazsa aynada kendisinden
korkuyor... Abdülhamit sağ kaldıkça Osmanlı İmparatorluğu masrafsız batacaktır, Avrupa para ve asker harcamayacaktır;
onun için bizi taksim etmiyorlar!"