Tonlarca ağırlık altında kalmış gibi hissettim gecenin bir vakti.
İçimdeki susmak bilmeyen onca ses sustu bir anda ve yerini koca bir boşluk aldı…
Ne içimde bir yerlerde herkesten sakladığım umut konuşuyordu ne de kendimin bile el sürmediği o kalan bir gram güven hissi.
Korkuyordum gecenin bir vakti. Nedenini bilmediğim bir şekilde, sessizlikten korkuyorum.
Dışarıdan her şey normal görünüyordu. İşyerindeki arkadaşım bir şeyler anlatırken gülüyordum.
Arada ben de bir şeyler anlatıp onu güldürüyordum.
İnsan gülümserken bile düşebilir mi? Ben düşüyordum.
Karşı cinsin gözüne girmek için hemcinslerini kötüleyen kadınlardan biri; galiba bu birçok erkekte işe yarıyor. Ama bence seviyesiz bir yöntem, çok bayağı.
Sayfa 42 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sabahları kalkmayı canın istemedikçe şunu hatırla: ‘İnsanlık görevi için kalkıyorum.’ Eğer bunun için doğduysam, bunun için dünyaya gönderildiysem neden huysuzlanıyorum? Çarşaflara örtülere sarılıp kendimi ısıtayım diye mi yaratıldım? ‘Fakat bu daha keyifli.’ Öyleyse keyif çatmak için mi dünyaya geldin, eyleme geçmek, çaba harcamak için değil mi yani? Bitkilerin, küçük kuşların, karıncaların, örümceklerin, arıların üstlerine düşen her şeyi yaptıklarını, ellerinden geldiğince dünyanın düzenine katkıda bulunduklarını görmüyor musun? Ve sen insanların görevlerini yerine getirmesini istemiyorsun öyle mi? Kendi doğanın sana buyurduklarını yapmakta acele etmeyecek misin? ‘Fakat dinlenmem gerek.’ Tabii ki, benim de dinlenmem gerek. Yine de doğa yemek, içmek gibi bunun da ölçülerini ve sınırlarını belirlemiştir, oysa sen yararlı dinlenme ölçüsünü aşıyorsun. Fakat eyleme gelince gereğinden azını yapıyorsun, hatta payına düşen ölçünün altında kalıyorsun. Aslında sen kendini sevmiyorsun; sevseydin doğanı ve doğanın gereğini de severdin.
Sayfa 41 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi)·Kitabı okuyacak