Biz öyle kendi yolumuzda kafamız kıyak adamlardık.
Ülkeyi dolaşır,
caz dinler,
edebiyatla ilgilenir,
doğu felsefesine dalar,
çıkınca güzel kızlarla eğlenir,
şiir okur,
içer,
çeker,
savaşa karşı çıkardık.
Canımız ne istiyorsa onu yapar, kafamıza göre takılırdık.
Jack Kerouac
Her gün hipodroma giderken müzik arayışı, iyi müzik arayışı ile tuşa basıp duruyorum. Bütün frekanslarda kötü, tekdüze, ruhsuz, ezgisiz, huzursuz bir müzik çalıyor. Üstelik bu bestelerin bazıları milyonlarca satıyor ve bestecileri kendilerini gerçek sanatçı addediyorlar. Genç beyinlere akan iğrenç bir salya bu müzik. Tapıyorlar bu müziğe. Tanrım. Onlara bok ver, yalayıp yutarlar. Ayırt edemiyorlar mı? Duyamıyorlar mı? Sulandırılmışlığı, bayağılığı hissedemiyorlar mı?