Ceren Turhan

Varoluşsal sancılarınız ve siz hazırsanız..
Puan vermedi·220 syf.··
2024 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 00:06
Deniz’in sesi kulaklarımda yankılandı kitabı okurken. Arada cızırdadı, arada heyecanlandı, arada bağırdı. Her zaman yaptığı gibi doyasıya yaşadı ve yazdı. Yazdıklarının güçlü olduğunu ve kalbe dokunduğunu biliyorum ama yıllarca sesli olarak iletişim kurunca yazar kimliğiyle aramızda bir mesafe mi olur diye korkmadım değil. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı. Hem onu tanıyanlar, hem de onu hiç tanımayanlar bu kitapta kendilerine ait çok şey bulabilirler. Kitabın olayı da bu aslında. İnsanın kendine ait bir şeyler bulup sahiden terapideymişçesine farkındalıklar yaşayıp bir cümleden sonra uzunca bir süre duvarla bakışmasını sağlamak. Adı üstünde merdiven altı bi terapi bu. Podcasti dinlerken olmayan bir şey kitabı okurken oldu. Kitaptaki Deniz’le iyiden iyiye bağ kurunca beynim ona cevap niteliğinde anılar buldu. Ben de bunu yaşamıştım, dedi. Hatta bazıları merdiven üstü bir terapide anlatıldı. Onun cümlelerinin beyindeki anı deposunun anahtarını çevirmesi, oraya girmekle kalmayıp şok içinde etrafa bakan halinizin sırtını sıvazlaması, kendinizi yalnız hissetmemenizi sağlaması… Deniz’i bu kitapla keşfedecek olanlara da ayrı özeniyorum. Yepyeni bir dünyaya giriş bileti kazandınız! Hatta okurken onu yeni keşfetmiş biri olmayı, kitabı kapattığımda da podcastine koşmayı istediğimi fark ettim. O yüzden onu tanımayanlara da bu büyülü kapıdan içeri girmeleri için açık davette bulunuyorum. Korkmayın, girince alışıyorsunuz. Alışmakla kalmayıp bir parçası haline geliyorsunuz bu ritüelin. Bu cümleleri dinlerken ayrı sızlatıyordu kalbimi, yazıya dökülünce bi yerlere kazınmış gibi hissettim. Demem o ki, kitabı edinin. Okurken aklınıza gelen anılarınıza gidin. O gözyaşlarını dökün, o kahkahaları atın. Arkanıza yaslanın. Beyaz tavşanı takip edin vee harikalar diyarına hoş geldiniz
1000Kitap
Merdiven Altı TerapiDeniz Dülgeroğlu · Literatür Hayat Yayınları · 20241,215 okunma
Reklam
8/10
·288 syf.··
2024 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2024 01:59
Uzun yıllar sonra ilk defa kitabı kapağına göre yargıladım ve kitapçıda öylesine dolanırken bu kitabı satın aldım. Aslında online kitap siparişlerinden sıkılmıştım, bir kitapçıya gidip öyle gezinmek istemiştim. Elimde yine de ufak bir liste vardı. Almayı planladığım iki tane kitaptan oluşan. Enine boyuna düşünüp alıyordum çünkü bütün kitaplarımı. O iki kitabı o kitapçıda bulamadım o gün ama elim boş çıkmak da hoşuma gitmedi. Bu kitabı gördüm, kapağına göre yargıladım ve aldım. İyi ki öyle yapmışım. Huzura ihtiyacım vardı o an, kapakta ise tam olarak aradığım huzuru buldum. Arkasını acele acele okuyup kasaya gittim vazgeçmekten korktuğum için. Bana gerçekten çok iyi geldi. Hyunam-Dong Kitabevi gerçekmiş de her akşam koştur koştur gidip bir köşede oturuyormuşum gibi hissettim. Karakterlerin inanarak yürüdüğü o yollarda bir süre sonra kafa karışıklığıyla kalmaları çok tanıdık geldi, hayatı nasıl yaşamaları gerektiğine dair arayışlarında soluklanmak için çabalamaları benim de çabamı destekledi. Kitabın sonunda anladım ki, yazar tamamen bu huzuru amaçlamış ve kesinlikle başarılı olmuş. Sürekli bir şeyler için koşturmamıza, doğru olup olmadığını düşünmeye bile fırsat bulamadığımız anlarımıza hayat dediğimizi, bir an bile durduğumuzda gelen o yorgunluğumuzu yorulduğumuz için de kendimizde bir yanlış olduğunu düşündüğümüzü kısacası tüm hayat yolculuğunu çok net bir şekilde anlatıyor farklı karakterler üzerinden. Belki hepsinin inançları, hedefleri, arayış ve buluş yöntemleri farklı ama hepsinin tek bir ortak yanı var: Hayat kargaşasında durup dinlenebilecekleri o alanları yaratmak. Bu bazen bir blog yazısı oluyor, bazen tamamlanmayı bekleyen bir örgü bazen de en iyi kahveyi demlemek. Hayatlarını büyük büyük sözlerle kurup altında kaldıklarında o enkazın altından çıkmak ve
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2022 35. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 14:09
Fournier ile yolculuğumuzun şimdilik sonuna geldik. Art arda okumak uzunca bir hayatın içinde geziniyormuşum hissi verdi. Bazen kıyısından köşesinden, bazen tam içinden yürüdüm. Genelde büyük travmalardan bahsederken Fournier sizi bir anda başka yöne çeker ve sadece acı bir tebessüm etmekle kalırsınız. Asla tam ortasına koymaz sizi, mizahıyla hep belli bir mesafeden bakmanızı sağlar. Belki kendisi de hayatıyla belli mesafede kalmak istediği için bu çözümü bulduğundandır. İlk kitabında çocukluğunu okurken başını okşamak için elinizi uzatmak istiyorsunuz. Sonra Fournier büyüyor ve çoğumuzun en büyük korkularına dönüşme sürecine giriyor. Ne kadar uzağa gidersen git, hayatın sana gösterdiklerini yaşıyorsun dedirtti bana çoğu kez. Babalıkla ilgili zor bir sınavdan geçiyor, tıpkı babasıyla geçtiği zor sınavı gibi. Kalıyor mu, geçiyor mu bu sınavdan bunu söyleyemem. Bu ahkam kesmek olur. Ama çocukken uzaktan bakıp asla dönüşmeyeceğim dediğin ve haklarında ahkam kesebildiğin o yetişkinlerden olmakla ilgili şeyler söyledi bana kitap. Direksiyon senin elinde değilken nerelere gidebileceğini hayal edip direksiyonun başına geçtiğinde bir kez bile başka yöne gidememek. Hayat biraz böyle, anlamsız ama insan bu, baya karmaşık. Bu son kitabında da hızla yaptığı her şeyi aslında dönüp biraz beklemek isteyen bir adamı okuyoruz. Çağımızın gerekliliği hız, yaşamın ilk başlarındaki o hız gibi. Fakat artık durup beklemek için çok geç. Etrafımızda hiçbir şey için durmuyor, bekleyemiyoruz. Her şey öyle hızlı ilerliyor ki buna vakit yok. Gülten Akın’ın dediği gibi: “Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya.” Eğrileriyle doğrularıyla öyle apaçık ki Fournier, kendinin karanlık taraflarını da katiyen sizden saklamaz. Büyümek ve daha çok büyümek hakkında, hayatla ilgili dürüst şeyler
Edebiyat
Bekleyecek Vaktim Kalmadı ArtıkJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20253,727 okunma
Yol-yolcu-yolculuk
9/10
·164 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 14:37
Siddhartha’nın yolculuğu kadar somut bir arayışımız olmasa da hepimiz belirli felsefelere ve inançlara tutunarak bir arayışın içinde savruluyoruz.Belirli şeylere inanarak,onların peşinden giderek hatta bazen neyin neden peşinden gittiğimizi anlamadan sürdürüyoruz arayışımızı.Siddhartha belirli öğretiler içinde sonunda varacağı noktayı hedefleyerek kendi benliğinden uzaklaşma tavsiyeleriyle yaşamını sürdüren biriyken,kendi benini ve yolunu deneyimlemek istiyor.Çoğumuz şu ya da bu öğretilerdeki günahları yanlışları beynimizde kodlayarak onlardan kaçarak ve korkarak yaşıyoruz. Oysa Siddhartha deneyimi kendi yolunda var ederek gerçek benini sınıyor bir yandan.Bütün yanlışları görüyor,kaybediyor ve sınanıyor.Eninde sonunda korkularının içine girerek bir sınavdan geçiriyor benliğini. Öğretilerden uzaklaşmasının sebebi belki de hem kendini sınamak hem de yaşam pratiğine sokamadığı öğreti cümlelerinin içinde kaybolmaktan yorulmuş olmasıdır.Öğrendiğimiz şeyler yaşam pratiğimize girmediğinde çoğu zaman aynı döngü içinde ve kendimizi kandırarak yaşıyoruz.Siddhartha tüm bu kandırmalardan ve soyutlamalardan özgürleşerek yaşamın tam içinde kendini buluyor.Artık ırmağı anlayabiliyor ve onu duyuyor.Bir ırmak efsanesinden ya da ırmak metaforundan değil,kendi deneyimlerinden ırmağın tam kalbini duyuyor. Bir diğer dikkatimi çeken konu ise ırmak içinde akan(?) zaman.İnsan her şeyi kendi içinde barındırıyorsa,içindeki tüm duygular ve inançlar bir oluşum içindeyse ve zaman kavramındaki öncelik ve sonralığın yüzeysel bakışına yenik düşmediğimizde her şeyin nasıl göründüğü konusuna bakmak istiyorum.O an gördüğümüz aslında insanın hem iyi hem kötü olduğudur.Bütün oluş durumlarını o bedene atfettirdiğimizde artık insanın mevcut halinden ya da olmuşluktan bahsetmiyoruz.Oluştan bahsediyoruz aynı
Felsefe-Düşünce
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 201947bin okunma
10/10
·382 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 15:38
Ahmet Hamdi Tanpınar’la bu romanla tanışmaktan inanılmaz keyif aldım. Bu kadar değerli bir kitabın daha çok okunması ve paylaşılması gerektiği kanaatindeyim. Zaman,insan ve değişen toplum yapısının içinde bireyin ne yaşadığı gibi bir sürü değerli konuya değerli bir anlatımla değinmiş Tanpınar. Bir taraftan geçmişinin(doğunun) bir taraftan geleceğinin(batının) çekiştirdiği elinde saatiyle dolanan Hayri İrdal’ın hikayesi. Tereddüt edenler okumalı.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma