İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil , sevgilerine ve alakalarına muhtaçtırlar. Bu olmadıktan sonra , aile sahibi olmanın ismi ‘ birtakım yabancılar beslemek’ti.
Hepimiz birtakım yabancılar besleriz evlerimizde ruhumuzu açmadığımız, hiç tanışmamış gibi yaşayıp ve ölümün bizi kucaklamasını beklediğimiz
birer kimsesiz gibi hepimiz biraz Raif Efendi’yiz
Dişil bonkörlüğü ve fikirlerinin cüretkarlığı yaşadığı dönemde bir cadı, bir şeytan, lanetli bir kadın olarak anılmasına sebep olmuştur; Furuğ’un kaleminden kendine olan sitemi
ey tanrı ey ölüme bulaşmış gizemli kahkaha
ne yazık ki sana yabancıdır ağlamalarım
ben sana kafir , sana münkir sana asi
sana inat işte şeytan benim tanrım!
Öyle bir hayat tasarlayınız ki , onda hapishaneden, prangadan, esaret ve puslu sonbahar havasında boyuna çiseleyen yağmurdaki kadar tekdüzelikten başka şey olmasın