Haruki Murakami Biz, hepimiz, sürekli değerli bir şeylerimizi kaybediyoruz. Önemli fırsatları, olasılıkları, bir daha yerini asla dolduramayacağımız duyguları... Hayatta olmanın bir anlamı da bu işte. Fakat kafamızın içinde, ben kafamızın içinde olduğunu sanıyorum, öyle şeyleri bellek haline getirebilmemiz için küçük bir oda var. Dahası bizler kendi yüreğimizin ne durumda olduğunu doğru şekilde takip edebilmek için, sürekli arama kartları yapmak zorundayız. O odayı temizlememiz, havalandırmamız, çiçeklerine su vermemiz gerekiyor. Başka bir deyişle, sen sonsuza kadar kendi kütüphanende yaşayacaksın...
Haruki Murakami
Yaşanılanların gerçek olması, okurken ağladığım tek kitap olması nedeniyle paylaşıma değer buldum... Kitabı 2008 yılında okumuştum...Sanırım o yaşların verdiği duygularla oldukça etkilenmiştim ya da olayların Ankara'da geçmiş olmasıydı beni etkileyen... Bir aşk hikayesi aslında ama öyle olaylar yaşanıyor ki yazar vicdanını rahatlatmak için bu kitabı yazıyor... hastalıklı bir aşk mı? NevaIlgın Olut