Halkı ayyaş yapan yoksulluktur. Rumen ayyaş değildir, ama kederlenince içer. Özellikle de "bıçağın, yoksulluk bıçağının kemiğe dayandığını duyumsadığı" zaman içer. İçip tanınmaz hale gelir.
Sayfa 77 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Şu dünyanın adaletine bak!" dedi adam. "Dünyada fakirlerden daha hakir görülen kimse yok ama hiçbir şey zenginlik peşinde koşmak kadar şiddetle kınanmıyor!"
Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Cübbesinin altından perişan, korku dolu sefil görünen iki çocuk çıkardı. Çocuklar ayaklarına kapanıp cübbesine tutundu.
"Bak! Şunlara bak! Aşağıya bak!" diye bağırdı hayalet.
Bir kız ile bir oğlandı bunlar. Soluk benizli, çelimsiz, bakımsız, çatık kaşlı, yabani çocuklardı ama tevazuyla yerlere kapanıyorlardı. Zarif ve alımlı olmaları, gençlikle dolup taşmaları gerekirken, yaşlanmanın eli gibi yaşlı ve iskeleti çıkmış bir el onları tutmuş, kıvırmış ve lime lime etmişti. Meleklerin taht kurmuş olması gereken kalplerinde iblisler dolanıyor, gözlerinden tehditkar bakışlar atıyorlardı. Hayret verici yaratılışın tüm gizemleri arasında, hatta insanlığın en bozulmuş, değişmiş ya da çürümüşleri arasında bile böylesine korkunç yaratıklar yer almıyordu.
Scrooge irkilerek bir adım geri attı. Ne hoş çocuklar olduğunu söyleyecekti ama karşısında böylesi çocuklar varken böyle büyük bir yalana dili varmadığından sözler boğazına dizildi.
"Hayalet bunlar senin çocukların mı?" diye sorabildi Scrooge sadece.
"İnsanlığın çocukları" dedi hayalet onlara bakarken. "Babalarındansa benim eteklerime tutunuyorlar. Oğlanın ismi Cehalet. Kızınki ise Sefalet. İkisinden de, onlar gibilerden de uzak dur ama özellikle oğlandan çünkü kaderinde kıyamet var, o alın yazısı silinmedikçe ondan uzak dur. Ona yol verme!" diye bağırdı ellerini şehre doğru uzatırken. "Onun sözcüklerini kötüle! Yok eğer onun bencil amaçlarına alet edersen, gör felaketleri. Sonra da sonun gelmesini bekle!"
Sayfa 63 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Yiyeceklerimizi temin eden kişilere özgür insanlar derdik. Bu bir espriydi. Bizler toprağa, makinelere, her şeye sahip egemen sınıftık. Yiyeceklerimizi getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki yiyeceklerin neredeyse hepsini alır onlara da birazcık bırakırdık ki çalışacak enerjileri olsun ve bize daha çok yiyecek getirsinler..
"Hümanizm her zaman olmalıdır. Devrim hareketi sadece bir insan severlik içinde toplanamaz. Köy davaları, idare, tekelcilik, ahlak vs., vs. gibi sonsuz konular var. İşte bunların topu birden söz konusu olunca çeşitli duraksama sebepleri de ortaya çıkıyor. Bizi asıl kuşkuya düşüren bu noktalardır; yoksa sadece hümanizm sorunu değil."