Çağdaş Kocabıyık

Çağdaş Kocabıyık
@Chaghdashko
7/10
·156 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Yukio Mişima
7.3/10 · 3.211 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 05:59
Herkesin bildiğinden başlayayım: Ivan Denisoviç Şuhov’un bir “özel kamp”ta geçirdiği uzun mahkumiyet sürecinden bir günlük kesitin anlatıldığı bir romandır bahsedeceğimiz. Romanda bir kaç kere geçen bu “özel kamp” ifadesine bir açıklık getirelim. Özel kamplar Stalin döneminde siyasi hükümlülerin tutulduğu kamplardı. Doğal olarak bir sürü entelektüel bu kamplardaydı. Yazar zaten Sezar gibi bazı hükümlüler üzerinden buna değinmiştir. Fakat 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında Şuhov gibi esir düşen askerler de casusluk suçlamasıyla bu kamplara gönderilmiştir. Adil yargılama diye bir şey söz konusu değildir. Ceza süreleri sabittir, mesela 10 yıl. Bu sürenin sonunda salınıverileceğiniz de belli değildir. Cezalar uzayabilir, bir on yıl daha eklenebilir. Dolayısıyla ortada olan şey bir yargılama ve karşılığında alınan ceza değil, siyasi bir tasfiye operasyonudur. Sistem açısından sakıncalı bireyler uçsuz bucaksız Rus coğrafyasında gözden kaybedilir. Bu tür çalışma kampları Sovyetler’e de özgü değildir. Örneğin, bizim ülkemizde de Varlık Vergisi’nin uygulandığı dönemde bu vergiyi ödemeyen mükellefler, ki bunlar neredeyse tamamen gayrimüslimlerdi, Aşkale başta olmak üzere Erzurum’daki çeşitli çalışma kamplarına gönderilmişlerdir. Elbette bu kamplar Sovyetler’in kamplarıyla ne amaç ne de kapsam olarak boy ölçüşemezler. Fakat arkasında yatan düzenek benzerdir. Sistemden çıkarılmak istenen bir grup insan bu tür ayrıştırıcı ve sert koşullara maruz bırakılarak sistemden uzaklaştırılır. Bizim ülkemizdeki, ayrı bir tartışma konusu olacak Aşkale kampını bir kenara bırakarak romana geri dönelim. Romanda asla bunaltıcı bir anlatım tarzı yoktur. Tanrısal bir bakış açısından bir gün içinde Şuhov’un başından geçenler oldukça detaylı bir biçimde tasvir edilir. Bu anlatıcı zaman zaman
İvan Denisoviç'in Bir GünüAleksandr Soljenitsin · İletişim Yayınevi · 20211,412 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
Yazarın bu anı tarzındaki anlatısı dönemin çeşitli olayları ve bunların yazar üstündeki etkilerinden ziyade onun psikolojisine kapı aralayan, şair kimliğinin doğuşunu aktaran, oldukça da içine kapanık bir anlatı. Yazar kendisini son derece durgun ve donuk, duygularını asla yansıtmayan, içine kapalı ve gözlemci olarak yansıtıyor. Fakat bu durgunluğun sadece duygularını dışarı yansıtmamaktan ibaret olmayıp, ruh halinin de fazla dalgalanmamasından kaynaklandığını ekliyor. Ne fazla sevinebiliyor, ne de üzülebiliyor. Daha ziyade kayıtsız biri. Sık sık ölümü düşünüyor. Ne çocukluğunu seviyor ne de ondan çıkışını. Hiçbir yere sığamıyor. Yaşadığı ortam keskin zıtlıkların bir arada bulunduğu, yalandan örülü bir dünya. İçki içmenin hoş karşılanmadığı ama erkeklerin çoğunun içtiği, kız erkek bir arada bulunmanın, oyun oynamanın dahi yasağa tabi olduğu fakat on sekiz yaş öncesi hamileliklerin de sık yaşandığı bir mahalle. Yani tüm yetişkinlerin "mış gibi" yaptığı bir dünya. Böylesi sahtekar bir dünyada kendini dışarı vurmamayı erken yaşta öğreniyor. Bu yüzden sevemediği çocukluktan çıkıp yetişkinliğe adım atması da onun için bir hapishaneden çıkıp başkasına girmek gibi. Annesiyle olan ilişkisi onun ruh halini belirleyen en önemli şey gibi duruyor. Sürekli sevilmeyi bekliyor, her çocuk gibi. Ama annesi oldukça mesafeli bir kadın. Aslında Tove'yi sevmiyor değil, sadece karakteri sıcak değil gibi. Evliliğinden hiç de hoşnut değil, o da kendini kapana kısılmış gibi hissediyor, daha doğrusu Tove'nin bize yansıttığı kadarıyla öyle olduğunu anlıyoruz. Annenin bu kapana sıkışmışlığı, kadınların şiir yazamayacağına inanan sosyal demokrat bir baba ve yine fakir kızların okumasına çok da gerek olmadığının düşünüldüğü bir dünya içinde duyguları yeşeriyor Tove'nin. O dünyada fakir bir kıza
ÇocuklukTove Ditlevsen · Monokl Yayınları · 20241,544 okunma
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
Tove Ditlevsen
7.9/10 · 1.544 okunma