ABDULKADİR CABUĞA

ABDULKADİR CABUĞA
@Chaplin7
Ziraat mühendisi
5 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Savaş bitti. Belki daha sürüyor mu, diyorsun, bunlar savaşı bu akılla bitiremezler, bu insanlar, kendilerini yaratıkların en akıllısı sanıyorlar, bu yaratıkların en acınası yaratığı, yaratıklar içinde kendinin en ahmak yaratık olduğunu bilmeyecek kadar en ahmak, kendi canına, tekmil yaratıkların canına kıyan bu yaratıkların en kötüsü yaratık, yaşadığı şu yeryüzünün bir cennet olduğunu bilmeyecek kadar enayi, yediğinin içtiğinin, doğan güneşin, akan suyun, esen yelin, uçan bulutun, yağan yağmurun, açan çiçeğin, büyüyüp gelişen meyvenin, tomurcuğun, yer altında çabalayan tohumun, uçan kuşun, petekteki arının, sayısız, milyarlarca, milyarlarca ışılayan rengin bir tansık olduğunu bilmeyecek kadar eşşek, hem de eşşoğlu eşşek.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan, özellikle de bizim insanımız, kendini, gücünü ve silahını sever ve en kötüsü ona inanır, onun için her şeyi pervasızca yok edebilir. Yakıp yıkmanın anlamsızlığı ve yok etmenin korkusu merhametin ve vicdanın damlası yüreklerine düşmeyince ve dünyanın en büyük hatasının ellerindeki silahlar olduğunu anlamayıncaya kadar, hepimizin işi zordur.
Biz bir şey bilseydik,tecrübelerden ve sonsuz çabalardan ders çıkarabilseydik, ne bu halimiz halsizlerin haline benzer,ne de ölüm Dicle insanının ekmek ve suyu haline gelirdi. Kafanızı kaldırın ve dışarı, Dicle'ye bakın, kulak verin ve Dicle'nin sesini duymaya çalışın. Neyin sesidir o, Kimlerin sesi? Dicle'nin sesi neyden bahsediyor, Kimleri anlatıyor?
Sayfa 21·Kitabı okudu
Okuyorum, duyuyorum. Hayır, hiçbir şey değişmiyor. Kim insanların, devirlerin değiştiğini söylüyorsa yalan söylüyor. Her şey olduğu gibi. Bizim zamanımızda da böyleydi. Kan akıyordu, insanlar ölüyordu, köyler yanıyordu, çığlıklar göğe yükseliyordu. İnsanlar kin ve nefretin içinde boğuluyordu. Aynen bugün olduğu gibi.
Sayfa 310·Kitabı okudu
“Kız ya da erkek doğmanın bir şans olup olmadığını hiç düşünmemiştim. Bu soruyu babama sordum. Bana uzun bir konferans çekti. Özet olarak dedikleri şu : İnsan ancak kadın ve erkek olarak bütünlenir. -Peki baba, kadın olmak ister miydin ? diye sordum. Birden sesini yükseltti – Ne münasebet ? dedi Sanki böyle bir ihtimal varmış gibi soruma sinirlendi Oysa aynı soruyu anneme sorduğum zaman,annem içini çekti -Erkek olsaydım!..dedi.”
Sayfa 81·Kitabı okudu