✓ "Şimdi söyle İbrahim, ben bu dünyadan sağ mı gittim, ölü mü kaldım..."
✓ "Ben mi suçluyum şimdi, bu kadar günahkar varken çiçeği koparan adama kızdım diye."
"Piraye öldü aşkından yine de dönmedi Nazım'a."
"Tanrım gülleri ve sessiz harfleri koru!"
"Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!"
"Ve şimdi şöyle dua ediyorum Tanrı’ya: Olanlar oldu Tanrım. Bütün bu olanların ağırlığından beni kolla!", 10 Mart
Başını iki yana sallamıştı Hacıbey güç belâ bir yudum su içerken.
"Hayatı da mematı da mechuldür! Öyle mi? Canını kendisi için veren tifil askerine devletin verebildiği belge, Mechul Asker. He mi?" Gerisini hatırlamıyordu bile. İsmail. Gitti de gelmeyiverdiydi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var. Adları da var. Ama onlar birer heykel.Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar! Öyle bir cennet ki, paslı demirin bile aksakalı var. Bizi saran tel örgüler beyaz angoradan örülmüs. Havası havlamayı bırakmış, ısırıyor. Beyaz ağzı etimizle dolu. Bu yüzden sessiz bir ayaz var. Saçaklardan sarkan mızrak dişleri ensemize saplanmış. Gazete kağıdı gibi buruşmuş derimizde mor diş izleri, bekliyoruz. Cennetten kovulmayı. Bembeyazız.
Soğuk. Donmak. Çözülmek. Tekrar donmak. Daha fazla hiçbir şeye gerek yok. Fiilleri çekmeye bile.
Herkes kalsın yerinde. Bıraksınlar, yaslansın gögsüm sırtlarına, ılıklaşsın enseleri nefesimle.
Yavaş yavaş sokayım dilimi derilerine. Aksın içlerine hayatımın zehri…
Arkasında hiçbir teşkilatlı güç bulunmayan parmak, tetigi çekip, tek başına bir insanın sahip olabilecegi bütün deliliği göstermeli. Uyuyan halkların yataktan düşme zamanı geldi.Gözkapaklarının jiletlerle kesilmesinin zamanı. Ebedi uykusuzluk zamanı. Şimdi suikast zaman...