Gemi tayfalığını bırakıp kendini okumaya
adamış, günlerce, aylarca gecesini gündüzüne
katarak okumuş, yazmış çalışmıştı, uykusuz
ve aç geçen gecelerin ödülünü maddi olarak
almaya başlamış, ünü tüm dünyaya ulaşmıştı.
En alttan gelip merkezin tam göbeğine, elitlerin
tam ortasına oturmuştu. Ama kendine ait olan
her şeyini kaybetmişti. Hem de öylesine
kaybetmişti ki beyni ruhuna, ruhu aklına
karışmıştı.
- Niçin böyle dertlisiniz?
- Bilmem ki, Olga Sergeyevna. Mutlu olmama da neden yok; nasıl olayım?
- Çalışın, insanlarla daha fazla düşüp kalkın.
- İnsanın bir gayesi olmalı ki, çalışsın. Benim gayem ne? Hiçbir şey.
- Gaye yaşamak.
- İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.