Değiştirmeyi ummadan, zımparalamaya kalkmadan, kimse, neyin içindeyse, tam da öyle benimsedim. Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, baska türlüsünü hayal bile etmemek değil mi? Onu, daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.
Sıralanmış saksılara bir süre baktim, ama çiçeklerden hiçbirinin adını bilmiyordum. Çiçek adları konusunda neden o kadar bilgisizim, kendim de bilemiyorum.Saksılardaki çiçekler gördüğüm kadarıyla her yerde rastlanan türden çiçeklerdi ve düzgün bir insan herhalde tamamını bilirdi. Saçaklardan süzülen yağmur suyu o saksıların siyah topraklarna damlıyordu. O manzaraya baktikça kendimi zavallı gibi hissetmeye başladım . Otuz bes yil bu dünyada yasadığım halde çok sıradan çiçeklerin adlarini bile bilmiyordum.