“Akşam yavaş yavaş odayı dolduruyordu, oysa o bunu algılamadı. Çünkü akşamlar sessizdir. Onlar öğle vakti gibi hiç çekinmeden pencerelerden içeriye bakmaz, karanlık bir su gibi duvarlardan fışkırarak gelir, tavanı bir hiçliğe doğru yukarı kaldırır, her şeyi ihtiyatla o sessiz selin içine sürükler.”
Amok Koşucusu
“…hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde memnun olmaya çalışmıştı. şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu?…”
“Çünkü ben de kaçarken ardımda kalanları yakıyorum.
Ama iyi biliyorum yıldızları,
Ama yıldızların tanrıların da üstünde parladıklarını,
Anılacak günlerimin gitgide yok olduğunu biliyorum.”
İsmet Özel