George Orwell omlet tarifi yazsa oturup aynı heyecanla okuyabilirim. O kadar iyi biliyor ki hangi kelimeleri yan yana getirmesi gerektiğini. Fakat benim durumumda bir o kadar da kitabın çevirmeni Celal Üster'i tebrik etmek de gerekir.
Kitabımız "Selam Olsun Katalonya'ya" yazar George Orwell'in katılmış olduğu İspanya iç savaşı sırasındaki anı ve analizlerinden meydana geliyor. Matrix'i salt bir aksiyon filmi olarak izleyebileceğiniz gibi bu kitabı da salt bir edebiyat eseri gibi okumam mümkün. Ancak daha derinlikli bir okuma yapabilmek ve kitaptan aldığınız verimi maksimize edebilmek için bir miktar sosyalizm, faşizm, Troçki, Stalin gibi figürlere aşina olmanız işinize yarayabilir.
Aslında bu gerginlikten bahsetmek için özellikle Troçki özelinde bir miktar Marx ve Lenin'den de söz etmek gerekiyor. Ancak bu incelemeyi bir felsefe paper'ına dönüştürmek istemediğim için yalnızca Troçki ve Stalin üzerinden gerekli yerlere kısaca değinmekle yetinecek ve ardından George Orwell bağlantısıyla kitaba geçeceğim.
Troçki 1917 Rus Devrimi'nde Lenin'in de kankası olarak etkin bir rol alıyor. Meşhur Kızıl Ordu'nun kurucusu. Fakat Lenin'in ölümü üzerine Stalin geldiğinde kendisi sürgüne gönderiliyor.
Stalin ve Troçki'nin devrime bakış açılarındaki en büyük fark devrimin ekseninde görülüyor. Ayrım çok basit: Stalin için ulusal ölçüde gerçekleşebilecek sosyalist devrim, Troçki için ancak ve ancak uluslararası gerçekleşebilir. Yani Troçki için kapitalizm küresel bir şeydir ve tek bir sistem olarak ele alınır. Dolayısıyla tamamen yok edilene kadar var olacaktır.
Troçki devrimin sürekli hareketli bir şey olduğunu savunduğundan Stalin tarafından karşı devrimci olarak damgalanır ve sürgüne yollanır. Sonrasında 1940'ta Meksika'da suikaste uğrayacak hayatını kaybediyor.
Şimdi kitaba