Can D.Benler

Can D.Benler
@Cnndfn

Can D.Benler

, bir kitap okudu
8/10
·80 syf.··
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2020 23:59
·
2020 40. kitabı
Stefan Zweig
7.2/10 · 171,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·336 syf.··
2020 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 23:02
(Spoiler içerebilir) Ortadoğu’da yaşayan kadınların zorlu ve adil olmayan yaşamlarına değinilen bir kitap daha. Evet fazlasıyla dram yüklü.. Uçurtma Avcıları, Bin Muhteşem Güneş, Ve Dağlar Yankılandı, Kızım Olmadan Asla ve şimdide Annemi Bir Kez Daha Görebilsem... Hepsinde benzer şeyleri okudum. Her defasında kadınlara biçilen rolden, erkek egemen anlayıştan, kadınların; özgürlüğe hasret, çok zorlu ve çağdışı şartlarda yaşamak zorunda bırakılmalarından tiksindim. Sayfaları “bu nasıl olabilir” diye öfkeyle çevirdim hep.. Evet tüm bunlar çok kötü. Korkunç. Bu konuda hepimiz hemfikiriz.. Ama bu kitapta beni alaşağı eden bir türlü kabullenemediğim bir nokta oldu ki; kahramanımızın küçücük bebeğini (3 yaşında ki oğlu) sırf erkek diye bu korkunç yaşam şartlarına terk edip özgürlüğe gitmesi oldu. Kitabın sonlarında bir söz var ki içim parçalandı. “En kötü şey Nadia’yı arkamda bırakmak zorunda olmam” diyordu...peki ya oğlun, minik Marcus.. diye kızdım açıkçası. Erkeklerle kadınların sahip oldukları haklar konusunda uçurumlar var evet ama ne olursa olsun yaşam şartları ortada.. Nasıl bıraktı anlayamıyorum. Tabi yaşamadan yorum yapmak ne kadar doğru bilemiyorum ama ben kabullenemedim işte. O yüzden özetle kitabı sevemedim. Yeri gelmişken kitabın dili oldukça basit ve duygu aktarımı fazlasıyla zayıf, sadece olan olayları kısa cümlelerle çabucak aktarma kaygısı ile yazılmış gibi. Betty Mahmudi veya Khalid Husseini’nin kitaplarında aldığım duyguyu bu kitaptan alamadım. Yaşanan dram tekdüze anlatılmış... Yine de okunabilir.
Annemi Bir Kez Daha GörebilsemZana Muhsen · Sonsuz Kitap · 20192,990 okunma
5/10
·77 syf.··
2020 38. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 23:06
Yorumlarda hep 5 hikayeden bahsediliyor ancak Karbon Kitaplar basımında 3 hikaye mevcut. Ay ışığı Sokağı, Kadın ve Manzara, Leporella.. ilk 2 öyküyü sevemedim, betimlemeler fazlasıyla yoğun ancak anlatılan net bir olay yok.. Kahramanların iç dünyasını çarpıcı bir şekilde dile getiriyor evet ancak bu mükemmel anlatım bir konuya bağlanmadığı için ne olduğunu anlamadan yoğun bir okuma sonrası öykü bitmiş oluyor. Ee ne oldu şimdi diye kalakalıyor insan. Oysa Leporella gerçekten çok etkileyiciydi.. keşke kitabın ismi ve ilk öykü bu olsaydı, dedim kendi kendime.. Zweig, Leporella’yı yani asıl adıyla Crescenz’i öyle bir tasvir etmiş ki gözümün önünde herşeyiyle canlandı ve hissettiklerini bile hissettim.. okunulacak bir öykü..
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 201882,1bin okunma