Leylâ, Zalim Leylâ!
Bu, benimki dördüncü. Oysaki senden bir
tek mektup aldim. O belâli ve korkunç ilk
mektubun, yani 4-1,
ben mağlubum...Gözlerinden, gözlerinden
öperim bir umudum sende anlıyor
musun ? Ha ,sahi bu sende var mı yoksa
göndereyim ?
(5 Mayis 1954 Bismil)
"Sana Hiçbir Zaman Gül Bahçesi Vadetmedim Ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca
bir yalandır... üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur
Adı bilinmeyen bir ülkenin adı
bilinmeyen bir kentinde, arabasının
direksiyonunda trafik ışığının yeşile
dönmesini bekleyen bir adam ansızın
kör olur...
insanlar sadece gözlerini kaybetmedi zamanla içlerindeki tüm duyguları kaybettiler bencil, vahşi ve adeta bir zombi gibi bir hayata başladılar.Demeki göz olmayınca hiç bir duygunun anlamı
kalmıyor peki günümüzdeki bu vahşetin sebebi nedir gözlerimiz gördüğü halde?
Gözünü kapatmak ile kör olmak arasında derin uçurumu bu kitap ile çok iyi kavrıyoruz. Görmenin ne kadar değerli bir şey olduğunu insan hissediyor kitapla birlikte.
Ve Cemil Meriç'in gözünü kaybetmesi olayı
aklıma geldi. Tedavi için Paris'e gidiyor ve şu cümleyi kuruyor:
Ben görmedim Paris'i.Paris evde yoktu ben
rüyada gördüm Parisi'. Neden beni aramak için buralara kadar geldin diye sitem etti.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Anladım bu aydınlık günleri
Neden efkârlı gözlerle izlediğini;
Bu adam öldürmüştü sevdiğini,
Ve bu yüzden de ölecekti.
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi biçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.