Hilal

@CokFuzuli·
·
sabitlendi
Basit ve küçük şeylerin, karmaşık ve sonsuz şeylerin içinde eriyip yok olmasına engel oluyordum. Kitap okuyarak, kapımı kilitli tutarak.
Sayfa 14 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kadınların yatışlarından bir şiir, bir melodi çıkarılabilirdi. Kimileri bir keman gibi ipince uzanıyor, kimileri bir ud, bir cümbüş gibi yatağın orasına çörekleniyordu. Gerçi, bunların içinde bir kontrbası, bir davulu andıranlar da eksik olmuyordu. Bereket, kimseler, bir gözlemciyi böylelerini uzun uzadıya gözlemlemeğe zorlamıyordu.
Sayfa 33 - Sel Yayıncılık, 4. Baskı
İnsanlar, kendi türlerine benzememeğe, herkesten başka bir adam olmağa pek çok değer veriyorlardı. Ama çevrelerinden kaçmak, çevrelerinin üstüne çıkmak için attıkları her adım onları çevrelerine öykünmeye götürüyor; her davranış onları bulundukları yere çiviliyordu. İnsanlarda bir dışlanmak korkusudur gidiyordu. Kendi içlerinden dışarı fırlamak, kendi kişiliklerini, kendi düşüncelerini başkalarına kabul ettirmek onlara Tanrı işlerine karışmanın korkusunu veriyordu. Bu ürkme kişioğlunu sinmeğe, düşünmemeğe, bir duygu sığlığı içinde kâh kumların üstünde kâh kumların altında yaşayan bir yengeç gibi ikili ve şaşkın bir yaşam sürmeğe de iteliyordu.
Sayfa 25 - Sel Yayıncılık, 4. Baskı
Evler ve Kadınlar
Öğleden önceki zamanlarda, saat on sularında, kuşluk vaktinde sokaklarda dolaşmasını çok seviyordum. Bu sıralarda kocalar işlerinde, masalarının önlerine eğilmiş ya da müşterileriyle içinden çıkılmaz pazarlıklara girişmiş olurlardı. Kadınlarsa en güzel anlarındaydılar. Mevsime bakmazlar, japone, göğüslerinin bütün türküsünü ortaya koyan entariler giyerler, pencere önüne, ya bir gezici bahçıvanı çağırmak, ya kilim silkelemek ya da köşe başındaki manava seslenmek için yaklaşırlardı. Kimi zaman sabahlıkla kaldıkları da olurdu. İşte o saatler, sabahlıklarını hiç kavuşturmazlar, evde yalnız oldukları için kimse tarafından görülmek korkusu yokmuşçasına odanın içinde peripembe gider gelirlerdi. Gerçi kimilerinin, bir kopçayla, bir kuşakla sabahlıklarının iki kanadını birbiri üstüne kavuşturdukları da görülürdü ama onlar da evli kadınlara özgü cömertliği hiç aksaklığa uğratmazlar, ev içi yolculukları pencere önüne rastladığı vakit, daha iyi örtünmek istiyormuş duygusunu uyandıracak biçimde, sabahlıklarını ilkin iki yana, bütün bütüne açarlar, sonra ödevini yapmış bir öğrenci memnunluğuyla onu, yeniden eski kapanık hâline getirirlerdi. Evlerden bu saatlerde, dışarıya doğru, bir büyü, bir sarhoşluk, bir manolya kokusu, bir sakız macunu sessizliği fırlatılırdı.
Sayfa 20 - Sel Yayıncılık, 4. Baskı
Che Fece …. Il Gran Rifiuto
Pişman olmaz hayır diyen Hayır derdi yine bir daha sorsalar Ama yiyip bitirir onu işte O hayır -o doğru hayır- ömür boyunca
Sayfa 104 - Sia Kitap, 2. Basım, Çev. Herkül Millas-Özdemir İnce