Damla

Damla
@Damlaay04
Dünyayı anlamak için bazı bazı ona sırtımızı dönmemiz gerekir; insanlara daha iyi yardım edebilmek için bir an onları kendimizden uzak tutmamız gerekir.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam
Bir zamanlar, dost olduklarını düşündüğü yılanla eşitlik içinde birkaç dakika geçirmişlerdi. O yılanı tutsak etmişti ama yılan da cezasını vermişti bu tutsaklığın. Buna karşılık kendi, gücünü göstermeye kalkıp yılana herhangi bir şey yapmadığı gibi yılan da, ona dokunmamıştı salıverince. Balıksa, dostluktan öteye geçmek istediği için sürekli tırmanıyor, kolunu azar azar yutuyor, omzuna yaklaşıyor; yuttukça da büyüyor, ağırlaşıyordu. Balık ağırlaştıkça, bu yükü sevdiğini anlıyordu balıkçı; ağırlığın arttığını duydukça, içinden kaynayan, üreyen bir ısıyla, kendini de balığı da ısıtabiliyordu. Yavaş yavaş balığın dilinden anlamaya başladığını sezdi. Kim bilir, belki de balıktı balıkçının dilinden anlamaya başlayan. Uzun sözün kısası, yavaş yavaş, anlamaya başlıyorlardı birbirlerini. Balık “uyu gene,” diyordu ona. “Hazır değilim dediğin için giremedik karanlığın içine; ölümden korktun. Oysa ölümle bir araya gelmeden, acılar çekip parça parça olmadan, gönlün tazelenmez, yeniden doğamazsın.” “Seninle her yere giderim,” diyordu balıkçı. “Ama hazır değilsem bir şeye, seninle bile gitsem, neye yarar?” Ne ki, kendi gönlü bile kanmıyordu, balığa bu söylediklerine.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Yaşamak dünyada en ender bulunan şeydir. Çoğu insan "vardır", o kadar.
Sayfa 43·Kitabı okudu
"Why does that obstinate little voice in our heads torment us so?” he said, looking round the table. “Could it be because it reminds us that we are alive, of our mortality, of our individual souls—which, after all, we are too afraid to surrender but yet make feel more miserable than any other thing? But isn’t it also pain that often makes us most aware of self? It is a terrible thing to learn as a child that one is a being separate from all the world, that no one and no thing hurts along with one’s burned tongues and skinned knees, that one’s aches and pains are all one’s own. Even more terrible, as we grow older, to learn that no person, no matter how beloved, can ever truly understand us."
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
Gecenin acımasız sessizliği diye yazardı okuduğun kitaplar, sessizliğin acımasızlığı nedir bilirdim.
Sayfa 303·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam