İnsan kendini değil, ölçülerin bozguncusu yalancı ve yaygaracı, boşuna ümitlerin, kuruntuların, dehşetlerin yaratıcısı ve mevcut olmayanların tanrısı muhayyileyi silebilse, her şey kendi kendisi halinde, ne kadar sade.
Werther, Lotte' yle ilk karşılaşmasından önce ona âşık olmaması konusunda uyarılmıştır, Lotte "dürüst bir adam" olan Albert'le nişanlıdır ve evlenmek üzeredir.
Werther'le dostluklarının başlamasından sonra da düğün hazırlıkları sürer ve Lotte ile Albert evlenirler. Werther ise yakın bir dostları olarak evlerine girip çıkmayı sürdürür.
İnsanın benliğindeki bu ikilik en az yarım asırdan beri mâlumdur. Birine "sosyal ben", hatta "resmî , ötekine "asıl ben", "temel ben" dendiği olmuştur.
Daha birçok ben'ler düşünülebilir. Fakat kökleri iki tanedir. Ancak bunların şuur mekanizmasındaki yerleri ve fonksiyonları karanlıktır. Bir "gayrişuur" veya onun tam anlamdaşı olmayarak bir "suuraltı" tasavvur edilir.
İnanılmaz bir mutlulukla kendinden geçmiş gücün bu gerilimine hiçbir sey karşı koyamaz, diye düşünüyorum; bu
güç dünya da her mucizeyi gerçekleştirebilit, eski masallarda ki gibi tek bir gecede bütün dünyaya harika saraylarla, kentlerle donatabilir.