Mesnevi imanlilara şifa, imansizlara hasrettir. Nitekim, HAKK: "Kur'an-ı Kerim ile çoğunun yolunu azitir, çoğunun yolunu dogrultur. Hidayete eristirir " demişlerdir.
Şüphe yok ki Mesnevi, temizlenmiş gönüller için gönüllere şifadır. Hüzünleri giderir. Kur'an-ı açıkça anlamaya yardım eder. Huyları güzelleştirir. Gönülleri temiz insanlardan, hakikati sevenlerden başkalarının Mesnevi'ye dokunmalarina müsaade yoktur..."
İnsan denilen yaratığın zihninde yer etmiş olan; kendi renginin, inancının ve siyasetinin en doğrusu, en iyisi olduğuna ve dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer tüm insanların kendisinden daha talihsiz konumlara sahip olduğuna inanmasını sağlayan dar görüşlülük Ruth'da da vardı. Ruth'un hayatın farklı bir köşesinden gelmiş bu adama biçim verip, kendi köşesinde yaşayan adamlara benzetme arzusu da yine aynı dar görüşlülükten kaynaklanıyordu.
Estetik değerlerle yoğrulmuş zarif bir tabiatı vardı kızın. Öylesi anlarda Ruth'un coşkusu Martin'i yücelterek tanrıların katına çıkarıyor, Martin ise onu dinleyip simasını seyrederken hayatın yüzüne bakıyormuş ve en derin sırlarını okuyormuş gibi hissediyordu kendini. Sonra ince duyarlıkların zirvesine yükseldiğinin farkına vararak bunun aşk olduğuna ve aşkın dünyanın en muhteşem şeyi olduğuna karar verdi. Geri dönüp hafızasının koridorlarında kayıtlı tüm geçmiş heyecanlarını, vaktiyle kendisini tutuşturmuş kıvılcımları; şarabın sarhoşluğunu, kadınların okşamalarını, itişip kakışmaktan ve bedensel mücadeleden aldığı zevki gözden geçirdi; o anda hazzın duyduğu ulvi ateşin karşısında ne kadar abes, ne kadar değersiz, ne kadar bayağıydılar.
"Kelimeler sadece bir eşyayı, durumu ya da duyguyu tarif etmek için kullanılmazlar... dedi. "Her birinin aslında kendilerine özgü kişilikleri vardır. İfade ettikleri anlamların çok ötesinde şeyler cahristirabilirler ve başka atmosferler yaratabilirler."
İnsana bazı kelimeleri unutturarak onun tüm hayatını etkileyebilirsiniz biliyor musunuz? Örneğin birine "başarısızlık" kelimesini unutturup bu hissin karşılığında "güçlenmek" kelimesini kullanmayı ogretirseniz, o kişi hayatı boyunca bir daha başarısız olmaz, her kaybedişin bir gelişim olduğunu bilir. Bir sınavdan geçemediğinde bunu ailesine "başarısız oldum" yerine " biraz daha güçlendim" diyerek aktarır.
"Üzülmek" kelimesini unutursanız ve buna karşılık "olgunlaşmak" kelimesini ögretirseniz, o kişi bir daha asla yıkılmaz. Üzüntü veren her olayın deneyim olduğunu bilir.
Kötü kelimelere sahip olduğumuz sürece kötü bir döngü de yaratırız aslında farkında bile olmadan. Çünkü kelimeleri her kullandığımızda onların saf halleri ile almayız, geçmişte kullandığımız anılar da peşinden gelir, şimdiye kadar bütün üzüldüğün hâllerini üst üste koyarak üzgünsündür.
Kelimeleri kontrol altına aldığımızda, hayatın dümeninde artık biz varızdır. Tıpkı araba kullanmak gibi...Hayat kısa, üzülmeye yetecek kadar zamanımız yok. Yani kelimeleri güzel seçer ve doğru kullanırsak her şey yoluna girer."