Edebiyatımızda ilklerin arasında yer alan ilk psikolojik romanımızdır.
-
Çok saf duyguların barındığı bu kitabı yaşıyorsunuz adeta.
Konusuna gelirsek aileyle yaşamaktan bıkmış bir çift ve Boğaziçi’nde bir yalı hayali kurar fakat yokluk bu hayallerine tek engeldir.
Bir süre sonra Suat’ın babası bir miktar para yollar ve hayal yalı tutulur taşınılır her şey çok güzeldir hayallerini yaşıyorlardır fakat Süreyya sonunda hayalinin gerçekleşmesiyle de birlikte içini bir gezme hevesi ve deniz aşkı kaplar bu zaman içerisinde yakın arkadaşları olan Necip sık sık onları ziyarete gelir çoğu zaman Süreyya denizde olur Necip ve Suat yalıda yalnız kalır zamanla Necip, suat’ı diğer kadınlardan farklı görmeye ve hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık alevli bir aşka dönüşür vazgeçemeyeceği bir aşka..
Ve bu aşk yaşamlarında çıkmazları da beraberinde getirecek.
Baba ve oğul yeri geldiğinde sırt sırta yeri geldiğinde de içe atılan buruk hislerle harmanlanan bir kitap.
Babası için çırpınan bir evlat, içine attıklarıyla hayatta kalmaya çalışan bir baba.
Alınlarımıza yazılmış yalnızlıklarımızın anısına.
Beni kesinlikle çok etkileyen bir kitap oldu, tabii ki Hasan Ali Toptaş’ın Türkçemizi mükemmel kullanışı ayrıca kitaba lezzet katan betimlemeleriyle birlikte adeta kitabı yaşadım diyebilirim. Ne zaman ihtiyaç olsa sıkılmadan usanmadan yardımlarına koşan oğulları, babanın burukluk hissi kitabın yakıcı özelliklerindendi zira yanmaya değer bir kitap çünkü bu devirde böyle sıkı ilişkileri bulmak imkansız denilecek kadar az.