''Bir gün, güneşin tam kırk üç kere battığını görmüştüm!''
Az sonra da eklemiştin:
''Biliyor musun... İnsan çok hüzünlü olduğunda sever günbatımlarını...''
Öncelikle şunu söylemek isterim ki kitabı okuduğunuz yaş çok önemli. Zararlı bir içeriği olmasından ziyade bazı şeyleri kavrayabilecek bir yaşta olmak gerek.
Konuya gelirsek başkarakterimiz Gregor Samsa o sabah uyandığında diğer günlerden farklı olduğunu fark eder. Kendisi bir böcek olarak uyanmıştır! Kitapta ise karakterimizin bununla nasıl baş ettiği ve ailesinin bu durumu nasıl karşıladığı anlatılır. Çok uzun bir kitap olmamasına karşın içinde barındırdığı düşünceler çok yoğundu bence. Samsa ne kadar sevmese de hayatını ailesi için çalışmaya adamış bir karakter. Hatta öyle ki böcek olduğunu anladığı zaman bu durumu nasıl düzelteceğini düşünmek yerine işe nasıl gideceğini düşünüyor. Sizin bu kitaptan neler çıkaracağınızı bilemem ama ben kesinlikle hayatımı kendim için yaşamam gerektiğine bir kez daha emin oldum. Bu bencillik olarak gözükebilir ama insan kendi için yaşarken de başkalarına yararlı olabilir. Sonuç da duygu ve akıl sahibi olan varlıklarız. Bu duyguların açlığını doldurmak için insanlara yardım ve sevgi besliyoruz. Ama şahsen en büyük sevgiyi kendimize beslemeliyiz. Unutmayın siz kendinize değer vermezseniz, kimse size değer verip saygı göstermez. Kısacası tavsiye ediyorum. İyi okumalar..
‘Sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepsinin yüzünü!’