“Yedi hayat tamamladım,”diye fısıldadım. “Bu yedi hayat boyunca onun için bir gezegende kalmak isteyeceğim ya da gittiğinde peşine düşeceğim biriyle hiç karşılaşmadım. Niçin şimdi? Niçin sen? Sen benim türümden değilsin. Benim eşim olabilir misin?” “Dünya çok tuhaftır,” diye mırıldandı.
Ne zaman derin bir üzüntüye kapılsam gözlerim parlar, tavır ve hareketlerim neşelenir, içim içime sığmaz olur. Dünyayı hiçe sayıyormuşum gibi kahkahalarla gülerim, türlü gevezelik ve delilikler yaparım.
Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin”
Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın!
Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın.
Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin.
Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi…
Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin.
Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin.
Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere
üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.
Çünkü hayat kaybettiğin yerden bir daha başlar.
Kaybettiğin yerden “yeniden” diyeceksin…