Huzursuzluk ismi gibi huzursuzluğu getirdi bana. Kitabı bitirdiğimde İbrahim gibi benim de içimi huzursuzluk kapladı. Öyle bir huzursuzluktu ki birilerine çatmak bağırmak tüm bu olanları değiştirmek istedim. Kitapta ki acı Şengal Dağı’ndan geçip içimize işliyor. Ortadoğu’nun bu kadar acıyla ve kederle yıkanması ve buna bu kadar yakından şahit olup bu yükün altında ezilmek çok ağır geldi bana. Kitabın sonuna gelecek olursam büyük bir hayal kırıklığı oldu çünkü sonu yoktu. Bir sonuca bağlanmasını Meleknazın konuşmasını sabırsızlıkla bekledim ama hikayesini anlatmadı. Güzel tarafına gelecek olursam anlatımı gayet güzel ve sadeydi. Livaneliyle tanışma kitabım olduğu için tereddütle okudum. Sonunun hayal kırıklığı olması diğer kitaplarında da aynı hayal kırıklığına uğrayacakmışım hissini uyandırdı. En kısa zamanda bu hissi yenip sade ve kendini okutan bu edebi dili okumaya devam etmeliyim. Son olarakta bu kadar acı çekenlerin arasında, haresinin Ortadoğu’nun gerçeği olduğunu kabul edip bu acıyla kıvranmakta bize düşen pay.
Sabahattin Ali ile ilk tanışmam lise yıllarımın başına dayanıyor. O zamanlar ne edebi bir kitaptan anlıyorum ne de edebi bir dilden. Hocamın "Kürk Mantolu Madonnayı okuyun sınavda sorulacak" demesi ile kitabın adını ilk defa duyuyorum. Sınavda sorulacağı için biraz geriyor bu kitap beni. Tüm sınıfça kitabı okumaya başlıyoruz. Başlıyoruz ki herkes kitabı çok beğeniyor. Hepimiz büyük bir hayret içindeyiz. Ne kadar güzel anlatıyor duyguları. Ne kadar derinden etkiliyor bu roman bizi. Kitap okumayı sevmeyenler bile bir anda kitap kurdu olup kitabı 2 günde bitiriyor. O zaman anladım ki edebiyat hocamız bizi edebiyatın en değerli isimlerinden biri olan Sabahattin Ali ile gözümüzü korkutarakta olsa koparılamayacak kadar sağlam bir bağ ile bağlıyor bizi. Kitaba gelecek olursak kitap çok akıcı ve sürükleyici. Olay örgüsü o kadar güzel sindirilmiş ki sanki kitabın içinde sizde gizli bir şekilde yer alıyorsunuz. Olaylara dışardan bakan bir göz gibiyiz değiştirmek istiyoruz. Kitabın bitmemesi için son sayfaları günlerce okumak istemedim. Sabahattin Ali ile tanışmak için çok iyi bir seçim hala daha okumadıysanız zaman kaybetmeyin ve hemen başlayın. İyi okumalar!
Ali Lidarı ilk olarak 'kardeşim değilsin Hrant' yazısı ile tanıdım. O kadar etkilemişti ki o yazı beni. Günlerce aylarca dönüp dönüp okudum. Sonrasında tesirsiz parçalar kitabını aldım ve sevgili dükümüzü iyice tanımaya başladım. Kitap denemelerden oluşan bir eser. Her yazı birbirinden farklı hepsi birbirinden güzel. Nasılda oluyor her yazı da kendimden farklı bir parçalar buluyorum bilmiyorum. Kendinizi farklı yönlerden tanımak istiyorsanız, derinlerde ki kendinizi bulmak istiyorsanız okumanız gereken bir kalem Ali Lidar.
Severek heyecanla okuduğum ilk kitabımdır. 8 yaşındayken sınıf kitaplığından alıp ilgiyle maceralarına ortak olduğum küçüklük kahramanım Tom Sawyerı hala daha hatırladığım zaman içim kıpır kıpır olur. Küçükken okuduğum için olayları pek hatırlayamasam da küçüklük kahramanım olan Tom Sawyerı tüm çocukların okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Güzel, akıcı, bir çırpıda okunup bitirilebilecek bir roman. Kültürlerin çatışmasından dolayı arada kalan kahramanlarımız Haşim ve Pirayenin hayatlarının nasıl değiştiğini tane tane anlatan, çaresiz bir şekilde hayatın getirdiklerini kabul etmek zorunda olmayı öğreten. Kısacası hayata dair ışık tutan bir roman.