Naked

Naked
@DelirmekBlrmktir
Vahşet her yanda ulu orta sergilenirken, öpüşmek için saklanmak zorunda kaldığımız bir dünyada yaşıyoruz...
Yazar, Şair, Editör, Eleştirmen.
Yeraltı Felsefesi
İstanbul
15 Kasım 1994
693 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Poh poh mu ?Ne münasebet:)
Erkekler aslında öyle az şey ister ki . Her biri kendini -tövbe ya Rabbim... -bir çeşit Tanrı sanır ha ... İşte buradan tutacaksın erkeği . Azıcık poh poh...
Sayfa 63 - Everest·Kitabı okuyor
Naked
Ben katıldım sanırım:)
Reklam
Bende ;) o yüzden bana limonlu bi çay lütfenn
-iyi hizmet ediyorsun.. -Ben sadece kendi zevkime hizmet ederim.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
Naked
☕️
Acı? Hafifçe acı..
Düşüncelerden bahsediyordu: ne kadar hafiflermiş, nasıl anında yükselirlermiş, hiçbir şey bulandırmaz, hiçbir şey dayatmazmış onları. "Ama onları acı yapan da bu değil midir?" "Acı? Hafifçe acı."
Alıntı
Naked
Gerçeklikle bağını koparmış bir zihnin, kendi yarattığı boşlukta süzülürken hissettiği o tekinsiz hürriyet.
Neden kimsede travma bırakmadan ölmenin bir yolu yoktur?
Belki de insanın en büyük çaresizliği burada başlar. Yaşamak bazen yalnızca nefes almak değildir, iz bırakmaktır. Birinin sabah kahvesine karışmak, bir başkasının çocukluk anısında yer etmek, bir dostun en karanlık gününde omzuna dönüşmektir. Ve sonra bir gün gitmek... Gitmek, sanıldığı kadar sessiz değildir. Ölüm, yalnızca bir bedenin dünyadan çekilmesi değildir, bir sesin eksilmesidir. Bir daha açılmayacak bir kapı, cevap vermeyecek bir telefon, yıllar sonra bile kalabalığın içinde aranan bir yüzdür. İnsan öldüğünde kendisiyle birlikte gitmez yalnızca aslinda birazını da geride bıraktığı insanların kalbine gömer. Belki bu yüzden kimsede travma bırakmadan ölmenin bir yolu yoktur. Çünkü sevgi, bedeli acıyla ödenen bir mirastır. Ne kadar çok sevilmişsen, yokluğun o kadar ağır olur. Ne kadar çok dokunmuşsan bir hayata, çekildiğinde o kadar büyük bir boşluk bırakırsın. İnsan bazen ardında hiçbir enkaz bırakmadan kaybolmak ister. Kimsenin gözyaşı dökmediği, kimsenin geceleri tavana bakıp adını fısıldamadığı bir vedanın mümkün olmasını diler. Ama o zaman da gerçekten yaşamış sayılır mıydı?
1000Kitap
Naked
Hayır, sayılmazdı; çünkü acı bırakmamak için iz bırakmamayı seçmek, varoluşu baştan reddetmektir. Eğer yokluğumuzun bıraktığı travma, bir hayata dokunmuş olmamızın yegane ve kaçınılmaz kanıtıysa; geride bıraktığımız bu enkaz aslında sevdiklerimize sunduğumuz son yıkıcı hediye veya bizi onların belleğinde ölümsüzleştiren gizli bir tapınak olarak da yaşayamaz mı?