Sabriye Yabancı

Sabriye Yabancı
@Dembudem
Dil ve üslup kişliğin aynasıdır. Üslubu beyan aynıyla insandır. Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir.

Sabriye Yabancı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Rasim Özdenören
8.4/10 · 570 okunma
Reklam
Vâkıa şu ki, bugün bize ait olan zaafları düne atfeden yaygın yaklaşım insanı bir "kader mahkûmu"na dönüştürüp kusurları kişinin kendi üstünden atarak bir bakıma 'tenzih' de ederken imtihan sırrını gözden kaçırıyor. Hayat imtihanında işaretlediğimiz yanlış şıkların hesabı başkalarının hesabına yazılıyor, bu yaklaşımla: İyi şeyler bizden; kötü şeyler ortamdan, ebeveynden, kaderden. İyileri bizzat biz yaptık, kötüleri annemiz babamız yüzünden yaptık. İyilikler bizden, kötülükler başkalarından. 'İyi insan' olmanın yolu 'ideal şartlar'dan ve 'mükemmel ortamlar'dan geçmiyor oysa. Kaderimiz anne-babalarımızın ellerine verilmiş de değil. Bizim kişiliğimizi şekillendiren asıl unsur onlar değil, onlar bizi bu kişiliğe mahkûm etmiş de değil. Aynı şekilde, çocuklarımızın kaderini ve kişiliğini ellerimizde tutuyor değiliz. Bilakis denklemi şöyle kurmak gerekiyor: Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı , anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz... Yoksa irade denilen şey insana niye verilmiş olsun? İrade insan yedi yaşına girdiğinde 'otomatiğe bağlanan' bir motor mudur? Yoksa asıl yedi yaşından itibaren, hele ki onbeşinden sonra kullanmaya muktedir olduğumuz bir büyük ilâhi hediye mi? Kendimizi kader mahkûmu, şartların esiri, anne-baba kurbanı görüyorsak, bilelim ki bu düne ve bugüne dair doğru bir okuma değil. Hoşnut olmadığımız bir halde isek başkalarının değil, kendi irademizin ya da iradesizliğimizin esiriyiz. Ve de, kendi nefsimizin mahkûmu... kendisini temize çıkarmak uğruna -âlemlerin Rabbi dahil- herkesi ve her şeyi suçlamaya yatkın nefsimizin. Hayır. Şu dünya hayatında asıl imtihan sorumuz, dünü nasıl yaşadığımız değil; dün
Sayfa 22 - Nesil Yay.·Kitabı okudu
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Yeni kitaplarını büyük bir merak ve özlemle beklediğim yazarlar vardır benim. Yeni bir eser yazdığında kayıtsız kalamadığım hemen okumak istediğim. Ancak bazen hemen mümkün olmaz bu, vaktini bekler yarım kalan kitapların, işlerin bitmesini ve daha geniş vakitleri. Bekiroğlu'nun son kitabı da epeydir elimde ancak daha verimli bir okuma için yarı yıl tatilini bekledim dört gözle ve beklediğime de değdi doğrusu. Bekiroğlu bu kitabında, yazdığı ancak kıyıda köşede kalmış ve yayımlanmamış cümlelerini ve daha önce farklı kitaplarda yayımlanmış cümlelerini toplamış ve farklı bağlamlarda hoş bir bütün oluşturmuş. Buraya kadar olan kısım kiyabın tanıtımlarında da rahatlıkla bulabileceğiniz bilgiler. Yazarın daha önce okuduğum cümlelerinin ve bunlara eklediklerinin bendeki çağrışımları ise şöyle: Yazıcı cümlelerini sıralarken ardı ardına okuyucu yerli yersiz cümleleri kendi hayat hikayesindeki yerine oturtuyordu en güzeli de buydu. İçindeki yangını gönülden hissettiğim yazdıklarıyla mekan ve zamanlar aşarak yolculuk ettiğim kâh lâ sonsuzluk hecesi dediğinde yaratılışın sırrına cân ile olmasa da kelâm ile erdiğim Yusuf u Züleyha da ibret aleminin kuyularına indiğim. Neticede söyleyişindeki güzelliğe tutulup da vazgeçemediğim kelam sahibi Bekiroğlu. Kendi deyişiyle: Kumaşım şiirden örülü ama elbisem nesir. Güftem şiir ama bestem düzyazı benim. (İşte tam da bu yüzden bu denli çok sevdiğim ) Şiirleri seviyorsanız bu kitabı beğeniyle okursunuz şiirden hoşlanmıyorsanız sıkılabilirsiniz belki. Ancak yine de deneyip sizin karar vermeniz en doğrusu. Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim kitabı okurken yazarın Nar Ağacı romanını ne kadar özlediğimi farkettim daha önce iki kez okudum tekrar okumaya niyetlendim. Okumadıysanız tavsiye ederim mükemmel bir kitap.
Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20171,650 okunma

Sabriye Yabancı

, bir kitap okudu
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.4/10 · 1.650 okunma
Reklam