Bu kısa, ama koca hayatı gözden geçirince bir şey fark ettim.
Aslında yaptığımız şey halı dokumak.
Attığımız her adım.
Yaptığımız her iyilik, her kötülük birer ilmek.
Unutulur gider sanıyoruz.
Oysa halının üzerine işleniyor.
Halı bittiğinde bakıyoruz üstüne, her şey görünüyor.
Doğrular, yanlışlar, hatalar, sevaplar.
Bir de kimimiz kilim dokuyoruz, kimimiz ipek halılar. Kiminde büyük emek var; kimi makine halısı gibi, pek bedavadan, özensiz yapılmış.
Tek yaptığımız halı dokumak.
Ancak bitince görürsünüz dokuduğunuz halı güzel mi, temiz mi. Başkalarına yarayacak mı? Yoksa kullan ve at mı olacak.
Bu halıların yüzlerce yıllık olanı, sonsuza kadar yaşayacak olanları var. Leonardo Da Vinci’nin, Piri Reis’in halıları gibi.
Babamınki belki yüzlerce yıl yaşamayacak.
Ama bu kadar güzel dokunmuş, üstü bu kadar insani desenlerle bezeli, bir de bu kadar güzel kokan çok az halı gördüm ben.
(e-pup 145)