Ne çok değerimiz var yaşarken kıymeti bilinmemiş öldükten sonra kaybetmenin şokuyla değerini farkettiğimiz bir zaman geçince üstünden yine unutuluveren yeni nesillerin adını dahi duymadığı.
Oğuz Atay hocası Mustafa İnan'ı anlatırken her ne kadar yazı yazmayı bilsek de henüz yazılı kültüre geçemediğimizi, sözlü kültürde takılıp kaldığımızı söylerken hiç haksız değil aslında.Kaçımız anılarımızı, düşüncelerimizi, duygularımızı gelecek kuşaklara aktarabilmek için kalem ve kağıda sarılıyoruz??? Ölümle birlikte her şey silik bir hatıra oluyor ve kaybolup gidiyor.Kimi zaman en yakınlarımız bile bizi başkalarından öğreniyor. Tüm zorluklarına rağmen Atay bunu başarmış ve bir değerimizi bize tanıtıp pek çok kişiye yeni ufuklar açmış. Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağı çok özel bir kitap .
Kelam insanoğluna bahşedilmiş en güzel nimetlerden biri.Hayatı ve kendini anlama anlamlandırma vesilesi.
Kumdan kelimeler koymuş yazar kitabının adını.Tıpkı çölde rüzgarla savrulan kum taneciklerinin her savruluştan sonra yeni bir düzen yeni bir oluşum gerçekleştirmesi gibi.Belki de gazetede yayımlanan yazılarından derlediği yazılarının günle birlikte savrulup gitmesine gönlü razı olmadığı için.
İyi de yapmış gözlemlediklerini, yaşadıklarını, eleştirilerini aktarırken okurlarına hiç kimseyi kırmadan da fikirlerin paylaşılabileceğini göstermiş o naif üslubuyla....