A.

A.
Martin ama Edemeyen Que sera sera... Film Arşivim: simkl.com/7456051/movies/...
“Soul” diye, 2020 yapımı bir animasyon film var, izlemiş miydin? Bir ruhun dünyaya geliş amacını bulmasına dair çok sevimli bir film. Daha doğrusu, bu amacın illa büyük bir şey olması gerekmediğine dair. Bazen kendimden çok fazla şey beklerken buluyorum kendimi. Sen de yapıyorsun bunu biliyorum. Oysa kendin dahil kimsenin senden ne beklediği değil mühim olan. Bence mühim olan ne kadar hissederek yaşadığın, yeryüzündeki bu sınırlı zamanının ne kadar tadını çıkarabildiğin. Hayatımız bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçerken, başarılarımızın peş peşe eklendiği bir slayt gösterisi izleyeceğimizi hiç sanmıyorum. Öldükten sonra kimse bizi işe almayacak sonuçta, yanlış mı düşünüyorum? Hayatımızı, gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmediğimiz idealler peşinde tüketmeyi değil, yaşamayı savunuyorum. Büyük hayallerle çok zaman kaybettik, artık basit şeylerin zamanıdır Osman.
Reklam
Geçiştirilmiş bir yaşamın,zayıf kalmış kalbini taşıyor
Hayatını kalabalıklaştırdıkça ölümü içinden çıkılmaz bir hale dönüştürüyorsun. 'Sevgilim hayat' palavralarını bırak artık. Ona çoğu zaman bir fahişe gibi davranıyorsun. Onu aldatıyorsun hala. Şimdi düşkün bir kadın gibi, hayat arka sokaklarda dolaşıyor. Hayatı, bir kitabı okur gibi geriye yaslanıp okuyamazsın. Direniş ayakta filizlenir, yürüyüştür ayakta kalmanın besini. Geçiştirilmiş bir yaşamın, zayıf kalmış kalbini taşıyorsun.
Puan vermedi·%29 (40/136 syf.)·
Hiçbir zaman kitap, film, dizi yarım bırakmamak için direnenlerden olmadım. Zevk aldığım bana geçen kitaplara devam ettim olmayanlarla seviyeli şekilde vedalaştım. Bu kitap da kısa sürede tanışıp saygılı bir şekili yolumuzu ayırdıklarımızdan biri oldu. Tarık Tufan'ın şiirlerinden de romanlarından da bir hayli zevk alan ve kalemine zaman zaman hayran olan biri olarak deneme ve iç hesaplaşma tarzında yazılmış havası birhayli karanlık bu kitap beni zorladı. Yazım kalitesinden değil konuları ve havasından zorladı. Derin iç buhranlar çeken bir kişinin (o çocuk kendisi mi, konuştuğu kişi kendisi mi bilmiyorum ama betimlemeler ve hisler çok gerçek ve derin geliyor dolayısıyla öyle varsayacağım. Zira birçok şiir ve romanında da çocukluğunda çalıştığı atölyeler konusu zaten geçer büyük ihtimal kendisi) denemeler ve kendi kendine yaptığı depresif konuşmalar barındırıyor. Sayfa 40'a kadar dayandı psikolojim ve ilk defa bir Tarık Tufan romanını yarım bıraktım. Kendi kendine konuştuğu kısımlar Kinyas ve Kayra'yı hatırlattı bana. Onu da yarım bırakmıştım ama onun yazım kalitesi, özgünlüğü ve içeriği daha ilgi çekici gelmişti buna rağmen kitabın psikolojisi yüzünden yarım bırakmıştım. Bunun psikolojisinin ağırlığının yanında edebi olarak da çok vurucu ve yüksek kalite gelmedi bana. Tarık Tufan okuyucular için değil de kendisi için yazmış bu kitabı sanki. İçinde atması gereken zehirleri, urları bu kitap sayesinde savurmuş atmosfere.
Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan · Profil Yayınları · 20198,3bin okunma

A.

, bir kitabı yarım bıraktı
%29 (40/136 syf.)·
Tarık Tufan
7.6/10 · 8,3bin okunma
Böyle konuşuyorum diye sakın her şeyden vazgeçtim sanma. Bilakis, galiba dünyanın nasıl bir yer olduğunu daha yeni yeni anlıyorum. Başta da söylediğim gibi, geçmişten geleceğe doğru giden zaman yolcularıyız işte. Uzay turisti gibi bir şeyiz esasen, bence kulağa eğlenceli geliyor. Bütün bunlar senin de aklına yatıyorsa birlikte krediye girip bir uzay mekiği almamıza ne dersin Osman?
Reklam