Rümeysa B.

Rümeysa B.
@Demurely
{𝒬𝓊𝓇𝒶𝓃 / 𝟦𝟣:𝟧𝟥}…𝜗𝜚˚⋅
Allah'ın zikredilmediği, O'nun ayetlerini anlatılmadığı veya onun dinini konuşulmadığı meclisler kıyamet günü bizler için pişmanlık vesilesi olacaktır. Bunu Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem söylemiştir. O, şöyle buyurur: مَنْ قَعَدَ مَقْعَدَا لَمْ يَذْكُرِ اللَّهُ تَعَالَى فِيهِ كَانَتْ عَلَيْهِ مِنَ اللَّهِ تَعَالَى تِرَةٌ وَمَنِ اضْطَجَعَ مَضجَعاً لَا يَذْكُرُ اللَّهَ تَعَالَى فِيهِ كَانَتْ عَلَيْهِ مِنَ اللَّهِ تِرَةٌ "Kim bir yere oturur da orada Allah'ı zikretmez/anmaz ise, Allah'tan ona bir pişmanlık yazılır. Kim bir yere yaslanır orada Allah'ı zikretmez (anmaz) ise Allah'tan ona bir pişmanlık yazılır."*
Sayfa 19 - *Silsiletu Ehadîsi's-Sahîha. Hadis "sahih"tir.·Kitabı okudu
Din
Reklam
#İdamaSessizKalma
Filistin
ما جلس قوم يذكرون الله عز و جل إلا ناداهم مناد من السماء : قوموا مغفورا لكم قد بدلت سيئاتكم حسنات "Her hangi bir topluluk Allah'ı anmak için oturursa gökten bir münadî onlara: "Haydi, günahlarınız bağışlanmış ve kötülükleriniz iyiliklerle değiştirilmiş olarak kalkın" diye seslenir.”*
Sayfa 18 - *Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Hadis "sahih"tir. Bkz. Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha, 2210.·Kitabı okudu
Din
İşte meclislerimizde ne yapmamız gerektiğini Rasûlullah'ın güzide sahabîsi böyle ifade ediyor: "Otur da bir saat iman edelim." Demek ki iman etmek için oturacak, imanlarımızı artırmak için bir araya gelecekmişiz. Burada "Zaten onlar mümin değil miydi? İman etmiş birisi tekrardan nasıl iman edecek?" şeklinde bir soru sorulabilir. Biz bu soruya şöyle cevap veririz: İman Ehl-i sünnet nazarında artıp eksildiği için buradaki "iman edelim" sözünü "imanımızı artıralım" şeklinde anlarız. Onlar mümin olmalarıyla birlikte sürekli imanlarını zirveye taşıma peşindeydiler. Mümin oldukları halde hep imanlarını artırma gayesi taşıdılar. Bu nedenle bir araya gelmelerine "iman etme ânı" adı verdiler.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Din
Yazarla Aramdaki Buzları Eriten Kitap
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 23:24
Natsume Soseki’nin Ardından kitabını ortalamanın altında bulup, üzerine Üç Köşeli Dünya’yı hiç beğenmeyince, yazarla yıldızımızın barışmayacağını düşünmüştüm. Gönül’e başlarken tek motivasyonum "okuyayım ve aradan çıksın" düşüncesiydi. Ancak beklentimin aksine bu kitabı çok sevdim; beklediğimden çok daha akıcı ve etkileyici bir eserle karşılaştım. Ramazan ayı araya girdiği için okuma sürecim biraz uzasa da, kitabı tekrar elime aldığımda birkaç günde hızla bitiverdi. Soseki’nin sade ama merak uyandırıcı dili sayesinde kitabı elimden düşürmek istemedim. Ölümün Yüzleri Kitapta beni en çok etkileyen kısımlardan biri, anlatıcının öz babasının hastalığı ile Hocanın ruhsal çöküşü arasındaki o ince çizgiydi. Bir yanda fiziksel bir tükeniş, diğer yanda ise geçmişin yüküyle gelen manevi bir son... Soseki, bu iki figür üzerinden ölümü ve vedayı o kadar sarsıcı işlemiş ki, okurken insanın doğasındaki o bitmek bilmeyen bencillik üzerine sık sık düşünüyorsunuz. Tabi birde Hocanın sürekli ziyaret ettiği mezarı ve o mezarın anlamını da unutmamak lazım. Yazar; “Ölüm denen gerçeği ciddi ciddi hiç düşünmüşlüğün yok, değil mi?” diyor kitapta da ve sizi bu gerçeği düşünmeye bol bol itiyor. Kitabın sonu ise tamamen bir yarım kalmışlık duygusu. Hikâyenin o ucu açık, her şeyi okuyucunun zihnine bırakan finali, sanki anlatıcının hayatından bir parça kopup gitmiş gibi hissettiriyor. Aslında ölümün bir hayata getirdiği yarım kalmışlığı, kitap bu finalle harika ifade ediyor. Eğer Soseki ile benim gibi daha önce uyuşamadığınızı hissettiyseniz, bu kitaba mutlaka bir şans vermenizi öneririm. Benim için yazarla aradaki mesafeyi kapatan çok değerli bir keşif oldu.
Duygu ve Düşünce
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,342 okunma
Reklam