Adam:
...Jean bir dakika durdu, ezilmiş,şaşkın.Denizin maviliği göz alabildiğine kıvılcımlanıyordu.Addio...Seslerine kendileri gibi sıcak ve tutuklu bir insan sesi karışan arplar böyle diyorlardı.Addio.Yıkılmış, parçalanmış,baştan aşağı yıkıntılarla,gözyaşlarıyla dolmuş yaşamının hiçliği belirdi gözlerinin önünde,ekinler biçilmiş,harmanları çoktan seller alıp götürmüş,hem de şimdi kaçırdığı şu kadın uğruna....
Kadın: "Dedim ya ,yavrum, gereğinden fazla sevdim seni,artık bittim.Benim de sevilmeye,el üstünde tutulmaya, hayran kalınmaya gereksinimim var şimdi.... hoşça kal..caniko
...Aşkı sevmek çok güzeldi kızım,aşk çok güzel şeydir,biliriz,ama parayı da sevmek gerek.Ben şimdi zengin olsaydım,krupiyem bana çirkin olduğumu söyler miydi sanırsınız?... Dünyaya ün salmak, evrensel olmak, bir anıt gibi, bir bulvar gibi...
Katriona Delahunt, hayatıma tam onun gibi birine, kendi hayatımın dışında, çevremdeki düşünce ve faaliyetlerin sıradan standardının üzerine çıkmaya çalışmam gerektiğini anlamamı sağlayacak, kendi içimde daha güvenli bir denge oluşturmama yardım edecek birine ihtiyaç duyduğum anda girmişti. Gelecek yıllar içinde, karşı karşıya kalacağım mücadelelerde annemden sonra en büyük ilham kaynağım olacaktı.
" Bir insanın ilişkileri ana-babası ile başlar. Bu öylesi bir beraberliktir ki, bıraktığı izlerin bazıları yaşam boyu varlığını sürdürebilir ve yetişkin insanın dünyasını algılama biçimini etkileyebilir. "