Ta ezelden aşka düşmüş âşinâ bekler gönül
Çâresiz bir derde düşmüş bir devâ bekler gönül
Bi-vefâ dünyâda mansıb şân u şöhret gözlemez
Sevdiğinden bir kez olsun merhabâ bekler gönül
Anlamaz zevk u safâdan dâimâ ağlar gezer
Böyle öğretmiş güzeller hep cefâ bekler gönül
Ömrü her dem sonbahar kış tatmamış hiç ilkbahar
Gül dudaktan bir tebessüm hâtırâ bekler gönül
Gelmesin tek cânı sağ olsun da cânan bir sefer
Der sanırdım ben yanıldım gâlibâ bekler gönül