Seferî mahlası aldım alalı
Kader attı beni vardan öteye
Kalmadı dünyânın o eski tadı
Kader attı beni nardan öteye
Ayrılamam derken cânân elinden
Ayrı düştüm saçlarının telinden
Kurtulamaz oldum ağyar dilinden
Kader attı beni ardan öteye
Âvâre gezerken ben diyar diyar
Bol yerler geliyor şu gönlüme dar
Dağların başında kar yok duman var
Kader attı beni kardan öteye
Sıla hasretiyle dolar gözlerim
Duygumu anlatmaz oldu sözlerim
Burcu burcu kokan gülü özlerim
Kader attı beni hardan öteve
Seferî yollarda şimdi kervan yok
Durup dinlenecek köhne bir han yok
Derdini dinleyen ne bey ne han yok
Kader attı seni vardan öteye
Gönüller bulutlanır gözlerde tûfan olur
Gizlenen bütün sırlar dillere destân olur
Bir kuştur uçar hayat çırpınır kanat kanat
Yaşanan bunca saat gün gelir bir ân olur
Allâhım bu nasıl dert yolların sonu gurbet
Gittikçe artan hasret aşılmaz ummân olur
Ürperir sessiz gece çözülür her bilmece
Söylenen tek bir hece katline fermân olur
Açılır solar güller Seferî sefer eyler
Şakıyan şu biülbüller bakarsın giryân olur
Şu soluk resme bakıp geçmişi anmak da ölüm
Sıladan gönderilen mektuba kanmak da ölüm
Uzayan yollara bakmak yaşaran gözle her an
Adı gurbet konulan odlara yanmak da ölüm
Unutulmuşluğa rağmen duyulan çan sesini
Çalınan bir kapının zil sesi sanmak da ölüm
Gece yorgun başının yastığa râm olduğu dem
Görülen bir sürü kâbusla uyanmak da ölüm
Sılanın yolları çözdükçe düğümlenmede hep
Seferî her söze her vâde inanmak da ölüm
Sen sanma ki gurbet sılanın bittiği yerdir
Sor bülbüle gurbet dikenin bittiği yerdir
Ağyar ile ile sohbette iken tâze nihâlin
Bin nâz ile âşıkları kahrettiği yerdir
Gurbette o kadar dertli ki başım
Taşımaz trenler raylar yorulur
Deryâlar taşırır şu kanlı yaşım
Taşıyan ırmaklar çaylar yorulur
Ahım duman duman çöker dağlara
Feryâdım ulaşmaz yeşil bağlara
Anlatsam derdimi sığmaz çağlara
Birkaç satırından aylar yorulur
Hasret bulut bulut sardı gönlümü
Kemiriyor gurbet her an ömrümü
Söylemem herkese yank türkümü
Bir tek kere çalan naylar yorulur
Seferî gönlümün efkârı bitmez
Arsız bir misafir koğsam da gitmez
Kasvet demir bir ok zor fayda etmez Uzağa atacak yaylar yorulur