Derya Erdoğan

Güzel bir gün ve ben yaşıyorum.
Sayfa 36 - İletişim Yayınevi·Kitabı okuyor
18. yüzyılın ortalarından bu yana “Serendipli Üç Şehzade” masalından yola çıkılarak türetilmiş bir sözcüğü var İngilizcenin: Serendipity; aranmakta olmayan değerli/ hoşlanılır bir şeyin insanın karşısına çıkıvermesi anlamında kullanılan…Elbette, aranmayan şeyin bulunması, olacak şey değil. Ne var ki, "aranmama"yi "o anda aranmakta olmamak" ya da "aranmasi gerektiği düşünülen yerde aramakta olmamak" diye yorumlarsak, birçok kişinin bu “Serendiplilik'ten” ( az ya da çok) pay aldığını kestirebiliriz. Serendip yağmuru benim de tarlama yagmıştır ara ara.
Sayfa 11 - Metis Yayınları·Kitabı okuyor
Jon'un bana öğrettiği şey pervasız olmaktı; kendimi rahat bırakırsam, önceden çok fazla düşünüp duraksamazsam, yapmayı hayal bile edemeyeceğim şeyleri yapabileceğimi öğretmişti.
Sayfa 23 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
"Yüzleştiginiz her şeyi değiştiremezsiniz, ama yüzleşmeden hiçbir şeyi değiştiremezsiniz." James Baldwin
Sayfa 22 - Metis·Kitabı okudu
Hâlâ "kalıcı bir bağlılığı" ya da "aşka benzer herhangi bir şeyi" yürütebilir miyim? Bir buluşmayı, günlüğümün sondan bir önceki bahsi haline getirmeden, dolu dolu, kendimi kaptırarak yaşayabilir miyim? İçtenlikle söylemem gerekirse, cevap "hayır". Hayır, artık sevemem. Ve en üzücüsü, buna üzülmüyorum bile. Kalp yerine diken diken olmuş bir kirpi taşıyorum.
Sayfa 76 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu