Gözünün önünden geçen çehreleri birer birer inceledi; hepsinde bir ümit ışığı, hepsinde bir sevinç belirtisi buldu. Demek bütün bu insanların en bedbahtı en felaketzedesi kendisiydi.
Sayfa 124 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Genç kız okuduğu hikayelerin bir parçası canlanmış, gözlerinin önünde ete kemiğe bürünmüş zannetti. Fakat İkbal Hanım’ın çehresinde o kadar merhamet uyandıran bir ifade, gözlerinde o derece etkileyici bir yalvarma hali görülüyordu ki Mazlume bu halin bir hayal değil, acı bir hakikat olduğuna karar verdi. Genç kadının gözlerinden aheste aheste akmakta olan yaşlar buna en büyük kanıttı.
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
- Dün, evvelki gün… Her sabah… Bu yola bayılıyorum. Tenha, rahatlatıcı… İstiyorum ki bu yolun bir nihayeti olmasın. Öyle yeşillik, beni seven kurbağacıklar arasında, yeni çıkan güneşin altında ebediyen, ebediyen gideyim… Ve nihayette rüzgarın hiç eksik olmadığı bir ağaçlık altında mezarımı kazılmış bulayım.
Sayfa 50 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu