Sorun da buydu işte. Asla güzel ve huzurlu bir yer bulamıyordunuz, çünkü böyle bir yer yoktu. Var sanıyordunuz, ama siz oraya varır varmaz, sizin bakmadığınız bir sırada biri gizlice gelip, burnunuzun dibinde, "Seni..." diye yazıveriyordu. Sanırım öldüğüm zaman bile, beni bir mezara tıktıklarında başıma diktikleri taşın üstündeki "Holden Caulfield" ile doğduğum ve öldüğüm tarihlerin hemen altında "Seni..." yazılmış olacaktır. Biliyorum bunu gerçekten
Ölmek istemeyen birini kurtarmak mümkündür; ama ya bütün karakteri bozulmuş, çürümüş, başka bir şey değil de mahvolmak bir kurtuluş gibi geliyorsa ona, ne yapacaksınız?
Bütün hayatımız, önemsiz bir gezegenin üzerinde büyümüş ince bir küften başka bir şey değil. Oysa, ulu bir şeylere sahip olabileceğimizi düşünüyoruz: düşünceler, işler gibi! Bütün bunlar kum tanelerinden ibaret
İnsanlar vardır; herhangi bir meselede talihli rakipleriyle karşılaştıklarında onlardaki iyi olan her şeyi reddetmeye, onlarda sadece fena olanı görmeye hazırdırlar; insanlar vardır, tam tersine, bu talihli rakiplerinde kendilerine galebe çalmış olan nitelikleri bulmayı her şeyden çok arzu ederler ve ıstırapla sızlayan yürekleriyle onlarda sadece iyi olanı ararlar.