Şu perdeyi kaldırıp onun arkasına; geçmek hepsi bundan ibaret! O halde bu tereddüt ve korku neden ileri geliyor? Onun arka tarafının nasıl oldugu bilinmediginden mi, oradan bir daha dönülmediğinden mi? Çünkü bizim düşüncemizin özelliği de budur işte: Kesin olarak bilmediginiz bir yerin, karışık ve karanlıklar içinde olduğunu sanmak.
çok garip, varlıklı erkekler paralarıyla her şeye sahip olabileceklerini sanıyorlar... iyi de, ya ben istemiyorsam? senin armağanların bana vız gelir. bana paris'i versen, yine hayır, her zaman hayır... görüyor musun, burası hiç temiz değil. böyle bir yerde seninle yaşamak hoşuma gidiyor olsaydı, bunu çok sevimli bulabilirdim; ama insanın içinden gelmiyorsa, insan senin saraylarında sıkıntıdan geberir... para mı? zavallı köpeğim, benim de bir yerlerde üç beş kuruşum var! ben paranın üstünde tepinirim, üstüne tükürürüm!