Divaneningüncesi

Divaneningüncesi
@Dilanetik
Non sum quod mihi destinaverunt; plus sum.
Gergedan Üzerine Bir İnceleme
9/10
·120 syf.··
2026 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 01:07
Bazı kitaplar hikâye anlatmaz. İnsanın boğazına oturur. Şahsi ve toplumsal travmaları tetikler. İçindeki isyanı körükler. Gergedan benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfalar ilerledikçe yalnızca karakterlerin karanlığına değil, insanlığın o çürümüş tarafına da bakıyorsunuz. En rahatsız edici olan şey ise şu: Kitaptaki kötülük yabancı hissettirmiyor. Bize çok tanıdık geliyor Mine Söğüt bu kitapta sadece bireyin deliliğini anlatmıyor bence. Toplumun nasıl yavaş yavaş hissizleştiğini, çürümeye nasıl alıştığını anlatıyor. İnsanların korkularına, yalnızlıklarına, iktidara boyun eğişlerine bakıyor. Ve bunu yaparken okuru rahatlatmıyor. Aksine insanın yüzüne bir ayna tutuyor. Yazar "Gelmiş geçmiş tüm faşist iktidarlara ve o iktidarların peşine canıgönülden takılıp duran şu insanlığa da öfkelidir.” diye bitiyor kitap. Çünkü Gergedan yalnızca zalimlerden değil, zalimliği büyüten kalabalıklardan da bahsediyor. Susanlardan. Alışanlardan. Görüp devam edenlerden. Ve kitabı bitirdiğimde şu alıntının bu kitabın önemli bir mesajı olduğunu daha da iyi anladım. “Fırtına çıktı çıkacak. Gemi o fırtınada ya yol alacak ya batacak. İkimiz de biliyoruz. Pek hayırlı değil bu gidişat. Onu da biliyoruz da bilmiyormuş gibi devam ediyoruz.” Belki de çağımızın özeti tam olarak bu: Her şeyin kötüye gittiğini hissedip hiçbir şey olmuyormuş gibi yaşamaya devam etmek. İçimizdeki ve dışımızdaki gergedanlarla...
GergedanMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20193,480 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hamlet Üzerine...
10/10
·180 syf.··
2026 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 19:46
Hamlet’in asıl trajedisi, başına gelenler değil; ne yapması gerektiğini bilmesine rağmen yapamaması. İçinde bir öfke var, bir haklılık var ama eyleme dönüşemiyor. Bu sıkışmışlık, insanın kendi içinde yavaş yavaş çürümesi gibi. Ve tam da bu yüzden zamansız: Çünkü bugün de aynıyız. Düşünüyoruz, sorguluyoruz, hissediyoruz ama çoğu zaman o ilk adımı atamıyoruz. Ben Hamlet’i okurken bir karakterle karşılaşmadım; insanın en çıplak hâline baktım. Bastırılmış öfkeyi, söylenemeyenleri, içte biriken o ağır sessizliği… “Ama boğ kendini yüreğim; dilimi tutmak gerek” dediğinde, yalnızca Hamlet konuşmuyordu; sustuğum bütün anlar da dile geliyordu. Ve … Shakespeare'in kalemi, insan ruhunun en karanlık kıvrımlarına inmekten korkmayan bir ayna gibi. Ne eksik ne fazla; tam olması gerektiği kadar sert, tam olması gerektiği kadar derin. Kelimeleri sadece anlatmıyor, insanın içine yerleşiyor. Bu yüzden Hamlet bir metin olarak okunmuyor; yaşanıyor, hissediliyor, insanın içinde yankılanıyor. Sonuçta Hamlet, bir prensin hikâyesi değil. Bu, düşünen ama yapamayan insanın trajedisi. Ve belki de bu yüzden bu kadar sarsıcı: Çünkü biraz Hamlet, hepimizin içinde yaşıyor.
1000Kitap
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Rubailer üzerine bir inceleme
9/10
·196 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 20:14
Ömer Hayyam’ı okurken insanın elinden önce inancı, sonra alışkanlıkları düşüyor. Rubailer, okuru okşamak için yazılmış metinler değil; tam tersine, zihni yerinden oynatmak için kurulmuş küçük ama sarsıcı dörtlüklerden oluşuyor. Bu kısa mısralar, bir vaazdan daha keskin, uzun bir felsefe kitabından daha dürüst olabiliyor. Kitap boyunca sorgular zihninizde bir şimşek misali süratle çakıyor. Hayyam çoğu zaman şarapla anılır. Oysa rubailerindeki şarap, bir içki olmaktan çok bir meydan okumadır. Aklın zincirlerine, korkunun terbiye edici sesine, “sonra”ya ertelenmiş cennet vaadine karşı kaldırılmış bir kadeh. Şarap burada sarhoşluk değil, ayıklık hâlidir. Hayyam insanı uyandırmak ister; çünkü ona göre asıl sarhoşluk, sorgulamadan inanmak ve yaşanmamış bir hayata razı gelmektir. En çarpıcı yanı, Hayyam’ın kaderle kurduğu ilişkidir. Kaderi inkâr etmez ama ona boyun da eğmez. “Madem yazılmış, neden suçluyum?” sorusu rubailer boyunca yankılanır. Bu soru basit bir isyan değildir; ahlaki sorumluluğun adaletle çeliştiği yerde duran bir filozofun sorusudur. Hayyam burada Tanrı’ya küfretmez; fakat Tanrı adına konuşanlara da teslim olmaz. Bu yüzden onu rahatça “dindar” ya da “dinsiz” diye etiketlemek mümkün değildir. O, inancı da akla çağıran bir ustadır. Rubaileri okurken öyle yerinde yergiler ve öyle ince hicivlere şahit oldum ki yer yer bu cesaret ve zekayı yalnızca acı bir kahkaha ile takdir edebildim. Rubailerinin matematiksel bir titizliği vardır. Bu şaşırtıcı değildir; Hayyam aynı zamanda büyük bir matematikçidir. Ölçü, ritim ve denge rastlantı değildir. Düşünce ne kadar sarsıcıysa, form da o kadar kontrollüdür. Belki de bu yüzden rubailer bu kadar etkilidir: Düşünce başıboş değildir, tam tersine çok iyi hesaplanmıştır. Hayyam’ın asıl cesareti, ölümü romantize etmemesinde
1000Kitap
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
Kendime Düşünceler üzerine Bir İnceleme
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 22:51
Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceler adlı eseri, klasik anlamda bir felsefe kitabı olmaktan çok, bir insanın kendisiyle yaptığı iç konuşmaların yazıya dökülmüş hâlidir. Okur için yazılmamış olması, metnin en güçlü tarafıdır; çünkü burada öğüt veren bir bilge değil, kendini sürekli denetlemeye çalışan bir insan vardır. Bu yüzden kitap, aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen şaşırtıcı biçimde güncel ve samimi hissettirir. Stoacı felsefenin temel ilkeleri — kontrol edebildiklerimiz ve edemediklerimiz ayrımı, erdemli yaşam, doğaya uygunluk, geçicilik bilinci ve zihinsel disiplin — kitap boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkar. Aurelius bir imparator olmasına rağmen gücü yüceltmez; statünün, ünün ve bedenin geçiciliğini kendine defalarca hatırlatır. Bu yönüyle metin, iktidarın değil insan olmanın kırılganlığına odaklanır. Kitabın dili sade, doğrudan ve yer yer buyurgandır. Bazı cümleler aforizma gibi tek başına durur; bazıları ise tekrar tekrar okunmak ister. Bu tekrarlar bir zayıflık değil, metnin doğasıdır. Çünkü Kendime Düşünceler öğrenmekten çok hatırlamakla ilgilidir. İnsan zihninin ne kadar çabuk dağıldığını bilen birinin, kendini sürekli aynı gerçeklere geri çağırma çabasıdır bu. Okur olarak bu kitapla kurulan ilişki tek yönlü değildir. Ruh hâline göre başka bir yerinden yakalar insanı. Güçsüz hissedildiğinde sarsar, öfkeliyken yatıştırır, fazla umutluyken yere bastırır. Teselli sunmaz; ama dayanıklılık kazandırır. Belki de bu yüzden bir başucu kitabına dönüştü benim için. Her açıldığında aynı etkiyi yaratmasa da her seferinde başka yerden dokunuyor insana. Bence herkes için kolay bir metin. Felsefeyle hemen hemen İlk kez tanışanlar için sert ve tekrarlı bulunabilir ama oldukça etkileyicidir de. Bunun dışında pratik hayata dokunan düşünceleri, filtresiz iç sesi
Edebiyat
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Hoş bir vesileyle karşılaştığım bu kitap hem yazarın ilk kitabı hem de benim bu yazardan okuduğum ilk kitaptır. Kitap, karşılıksız bir aşka tutulmuş genç bir anlatıcının, sevdiği kadına duyduğu derin hayranlık, tutku ve acıyı içtenlikle dile getirdiği bir aşk güncesi niteliğindedir. Anlatıcı, sevgilisine olan arzusunu ve bu arzunun getirdiği ıstırabı, mitolojik imgelerle bezeli şiirsel bir dille ifade eder. Bu yönüyle eser, sembolizm akımının izlerini taşır ve okuyucuyu antik dünyanın erotik imgeleriyle buluşturur. Eserde, yaşam ve ölüm, varoluş ve aşk gibi evrensel temalar, genç bir yazarın perspektifinden derinlemesine ele alınır. "Yılan ve Zambak", Kazancakis'in edebi serüveninin başlangıcını görmek ve onun düşünsel evriminin ilk adımlarını takip etmek isteyen okurlar için önemli bir eserdir. Ayrıca, mitolojik ve sembolik anlatımları seven okurlar için de zengin bir içerik sunar. Böyle kitaplar okuduğumda ikili ilişkilerimizdeki hissiyatlarımızın ne kadar tatsız ve bayağı olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Yılan ve ZambakNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2023340 okunma